Bütün bu beyin merkezlerine, beynin bu girinti çıkıntılarına ne gerek var? Bütün bunların toprağa karışması ve eninde sonunda dünyanın kabuğuyla birlikte soğuyarak sonunda milyonlarca yıl, anlamsız ve hedefsiz dünyayla birlikte güneşin çevresinde dönmesi yazılı olduktan sonra görme, konuşma, duyma daha neye yarar? Soğuyup güneş etrafında dönmesi için, yüksek, hemen hemen tanrısal denilecek zekâsıyla insanı, hiçlikten çekip çıkarmak, sonra da adeta alay olsun diye onu balçık haline getirmek tamamıyla gereksizdir.
Ve işte böyle tıpkı hapisanede olduğu gibi ortaklaşa felaketlerle birbirine bağlanmış insanlar bir arada oldukları zaman nasıl kendilerini biraz daha iyi hissederlerse, yaşamda da, çözülmemeye ve genellemeye yatkın olan insanlar, bir arada bulundukları ve vakitlerini, yüksek ve özgür düşünce alışverişiyle geçirdikleri zaman, kapanın varlığını fark etmezler.
Arzu nesnesi, Freud'un düşündüğü gibi 'kanun' tarafından değil, onu arzularken bize de onu arzulanacak bir şey olarak gösteren kişi tarafında erişimimizin yasaklandığı nesnedir.