Bazen etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak etmeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar.
Gerçekçi ve içimizden hikayeler yine en düşünceli şekilde anlatılmış. Köstence Güzellik Kraliçesi adlı hikayeyi ise Stefan Zeig’ın Ay Işığı Sokağı’ na benzettiğimi söylemeliyim.
Biliyor musunuz, bir dakika, hatta bir saniyede verilen veya verilmeyen bir karar , bir tereddüt anı insanın hayatı üzerinde ne uçsuz bucaksız neticeler doğurabiliyor.