Uzun uzun burnumu çektim.
“Olsun,onu öldüreceğim.”
“Ne diyorsun evladım sen, babanı mı öldüreceksin?”
“Evet,öldüreceğim. Çoktan başladım bile.Öldürmek derken öyle Buck Jones tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek…
Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede.Bir sigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: "Napalım, kısmet değilmiş..."