İçim kan ağlarken gülmeye, şarkı söylemeye, ıslık çalmaya başlıyordum. O kadar ki, kalbim, nihayet bu neşenin yalanına inanıyor, suya konan kuru çiçekler gibi titreye titreye canlanmaya başlıyordu.
Nermin Yıldırım’ın Dokunmadan’ı, insanın kendi iç sesine kulak vermekten korktuğu o sessiz anları anlatıyor. Kitabı okurken, sanki yazar bir aynayı eline almış da insan ruhunun en derin, en karmaşık yerlerine tutmuş gibi hissediyorsun. Ana karakterin geçmişle, vicdanla, korkularla dolu iç yolculuğu bir noktadan sonra kendi iç hesaplaşmanla kesişiyor.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
Kalpteki ağrının terazisi yoktu, kimsenin sızısı kimseninkiyle kıyaslanamazdı, biliyordum. Yeri geldi mi ayrılık ölümden beter olurdu, yeri geldi mi kalp kırıklığı kurşun deliğinden ağır kanamalı.