Hadisin yapısına sonradan ilave edilmiş bulunan sened, hadisin sıhhatini kontrol edebilmek bakımından fevkalade önemlidir. Aynı şekilde hadis ilminde sened zikretme sisteminin (isnad) geliştirilmesi de sorumluluk duygusu ve bilimsel dürüstlük sonucudur. Çünkü bu sistemin anlamı, hadis metnini nakledenleri tetkik ve tenkide açık tutmak demektir. Bu da tam bir ilmi tavır ve kendine güven işaretidir. Bu sebeple isnad, medâr-ı ilm-i hadis (hadis ilminin üzerinde durduğu temel) diye tanımlanmıştır. Nitekim Abdullah b. el-Mübârek (v. 181/797), ''İsnad dindendir. Eğer isnad olmasaydı, herkes aklına geleni rastgele rivayet etmeye kalkışırdı'' demiştir.
Sayfa 33 - Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları·Kitabı okuyor
İşte bu yüzden bize anlatılanlardan ziyade okumaya muhtacız.
Aişe
@aysseshin
·
"İhsan! Sen hata ediyorsun! Hocaların hatalı bile olsa, onları asla tenkit etmeyeceksin! Onlar ne dediyse, ne yazdıysa kabul edeceksin! Kabul etmesen bile, sesini çıkarmayıp tenkit etmeyeceksin!"
Hocamla şu itirazda bulunmuştum:
" Ya hocalarımızın hata yaptıklarını vesikalarla tesbit edersek; yani vesikalar, ' senin hocan yanlış biliyor!' dese, yine de susalım, yazmayalım, tenkit etmeyelim mi?"
Hocam, "evet! demişti, "susacaksın, tenkit etmeyeceksin!"
Buyrun, tarih kurumu üyesi bu hocanın hikmetli sözlerini, tarih metodolojisi olmak üzere hep beraber beynimize nakşedelim; ne acı!
Fakat bu resmi tarihçiler istemese de, gerçek tarihçiler ve gerçek tarihçilik ufukta belirdi; her gün biraz daha yaklaşmada...
Hz.Ebubekir kızı Aişe'ye atılan iftirada Mıstah adında yardım ettiği birinin de adının olaya karışmasından sonra bu kişiye maddi yardımı kesmiş ve şöyle demiş; ''Yemin ediyorum bundan sonra sana daha yardım etmeyeceğim!''
Böyle bir tavrı bile cenabı Allah hoş görmemiş olacak ki, bu olay üzerine Nur Suresi 22. ayet iniyor :
''İçinizden fazilet ve servet sahibi olanlar akrabalara, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler. Affetsinler geçsinler, Allah'ın sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah bağışlayandır merhametli olandır.'' (Nur;22)
Kitaptaki bu kesit sahabeden o kadar güzel bir örnek vermiş ki okuduktan sonra adeta evet şimdi mukayese sırası bizde dedirten cinsten.
Nur; 22
''Bu ayet inince, Hz. Ebubekir: 'Hay hay! Ben Allah'ın beni bağışlamasını isterim. demiş.' ve Mıstah'a yardıma devam etmiştir.
Dünya hayatımızdaki tüm gayret ve çabalarımız, affedilmiş olarak Rabbimizin huzuruna varmaya yönelik değil midir? Evet. O halde işte affedilmenin yollarından biri: mü'min kardeşlerimizin hata ve kusurlarına karşı affedici ve merhametli bir şekilde yaklaşmak.''