Sevenin sevgilisi bir yaratılmışsa, seven onun diyarını sever. Şairin şu şiirinde söylediği gibi:
O diyardan, Leylâ'nın diyarından geçiyor,
Şu duvarı bu duvarı öpüyor öpüyorum
Kalbimi bu diyarın sevgisi yakmadı
Bilakis bu diyarın sâkini yaktı kalbimi.
Uyurlar
Bir çok çıvgın zamanı ince ince yürürler
ve ölüm onları sersemletemez
iyi ölürler
Rabbın mahmur gülleri. Onları bilen bilir
kalbi mağra kıldım soluklarına,
şiiri Kıtmir.
سَنُرٖيهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَفٖٓي اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّؕ
"Çevrelerinde ve kendilerinde bulunan delillerimizi (ayetlerimizi) onlara göstereceğiz." buyuruyor. Ne zamana kadar? " Onun hak/ gerçek olduğu, onların nezdinde apaçık belirginleşinceye kadar."
Cenab-ı Hakk, ayetlerini göstereceğini vadeder. Insanın içine hem iç hem dış dünyasından hem de iç dünyasından ayetler dolacak ve bu doluş, hakikat kişinin kendi nezdinde apaçık belirginleşinceye kadar devam edecek.
Cenab-ı Hakk, insanları buna uygun olarak yarattığını söyler: "Ben sizde bu fıtratı yarattım; ayetlerimi işleyip aklederek sonuca gidebileceksiniz. Gitmeznizi biz sağlayacağız." Her birimiz bunun hakikat olduğunu biliyoruz, çünkü bizzat yaşadık, kendi tecrübelerimiz üzerinden yakînen biliyoruz.
Kays ile Leylâ'nın okulda birbirlerini sevmeye başlamalarının ortaya çıkması sırasında söylenmiş beyittir ve gizli aşkın ortaya çıkışını anlatır.
Ref' oldu hicâb-ı şâhidi râz
Aşk oldu melâmet ile demsâz
"Diğeri de şu sayfadaki,
Billâh nedir âne aşka mefhûm
Bu sırr-ı nihânı eyle malûm
beytidir ki Leylâ Kays'ı sevdiği için annesi tarafından azarlandığında ona cevaben ' Ben gizli o aşkı bilmiyorum, o nasıl bir şeydir, hele söyle de içinde bulunduğum durumun aşk olup olmadığını anlayayım!" dedigi sırada söylenmiştir.