"Geldim iste! Döndüm sana! Gidecek başka bir yerim yok, çünkü! Tanıdığım tek ev, sensin! Bildigim tek şey, sensin..." Ağladım. Hem de istedigim kadar! Insanin gerçek özgürlüğü buydu: Istediği kadar ağlayabilmek. Belki bir de, istediği şeye ağlayabilmek...
İste bu yüzden de hayat, maçın kendisini şeref golü sayan, inatçi bir asalaklar takimin izlemek kadar sıkıcı. Dolayısıyla bir umut ya da bir amaca gerek yok, hayatta kalmak için. Öleceğini bilmek yeter. Hayattasin çünkü tehlikedesin. Hayattasin çünkü her saniye ölüyorsun.
Hayat Fizigine Giriş:
Her doğum, en az iki ölüm eder. Biri yaşamak, diğeri yaşatmak isteğine bağlı, iki ölüm.
Ancak hayata gelenin, hayatta kalması için, o ölümler sayesinde nefes aldigindan habersiz olarak yaşaması gerekir.
Aksi takdirde, söz konusu kişi bir savaştan ibaret olur ve her gün içinden ölü çıkar.