Daha önce Saramago okumamış biri olarak üzerimde müthiş bir baskı hissediyordum bu konuda. Herkesin çok beğendiği yazarlar, kitaplar beni biraz korkutur, bu yüzden onları hep ertelerim. Ancak, bir sahafta Kopyalanmış Adam ile karşılaşınca almamazlık edemedim ve çok da ertelemeden okudum aslında.
İsmi oldukça ilgi çekici olan bu kitap, konu bakımından da bu özelliğini kaybetmiyor. Kitabımızın kahramanı Tertuliano Maximo Afanso, eşinden boşanmış, tek başına yaşayan bir tarih öğretmenidir ve ruhsal olarak çok da iyi durumda değildir. Okulda, Matematik Öğretmeni, kendisine bir film tavsiyesinde bulunur. Her zamanki alışkanlıklarını bir kenara bırakıp filmi izlemeye karar verir. Filmi çok beğenmez ve yarıda bırakarak yatıp uyur. Ancak uykusunda sesler duyarak uyanır ve salona gittiğinde filmin hala açık olduğunu görür. Tekrar izlemeye başladığında karşısında öyle bir şey çıkar ki hayatını derinden sarsar.
İlk 100 sayfa karakter analiziyle geçtiği için durağan olsa da, sonrasında olaylar takip edilemeyecek kadar hızlı gelişiyor. Özellikle son sayfalar tokat gibi iniyor yüzünüze.
Öncelikle yazarın diline, okuyucu üzerinde kurduğu hakimiyete bayıldım. Özellikle mitoloji, felsefe, insanın iç dünyası ve duyguları üzerine okuyucuyla yaptığı konuşmalar çok etkileyiciydi. Bitirdiğimde bir süre etkisinden çıkamadım. Bir sonraki Saramago kitabımı ise şimdiden seçmeye başladım.