Yürüyordum. Yürüyen başka insanlarla karşılaşıyordum. Herkes aynı yöne gidiyordu. Öylesine hafiflerdi ki , ağırlıkları yok sanırdınız. Köksüz ayakları asla yaralanmazdı. Bu yol ülkesini, evini barkını terk edenlerin yoluydu. Bu yol hiçbir yere gitmiyordu. Sonu olmayan uzun ve geniş bir yoldu. Dağlardan, şehirlerden, bahçelerden geçip ardında iz bırakmadan uzayıp gidiyordu. Arkamıza dönüp baktığımızda yok oluyordu. Yol yalnız önümüzdeydi.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim ve nerede kalırsan ben de orada kalacağım. Senin insanların benim insanlarım ve senin Tanrın benim Tanrım olacak.