elís

elís
@ayyelisben
olabilir. insan yokuşu çıkıp düzlükte de pes edebilir. olabilir.
tuhaf ve rahatsız ediciydi
Puan vermedi·152 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 03:29
kitap aşkla ilgili sıfır tane anlatıma sahip. ordan burdan bi anlatım var. yani yazar aklına ne geldiyse yazmış. bazı yerlerde ne alaka falan oldum. mesela neve kocasına güya sevgi ifadesi olarak “patin nasıl, yaralı paticiklerin???” gibi şeyler söylemesi ne alaka cidden kusucaktım oralarda ya. travmatik aile elbette beraberinde travmatik ilişkileri doğurmuş. kocasıyla ilişkisi o kadar tuhaf ki bir de bunu aşk sanıyor neve. onca iğrenç davranışına rağmen kocasına aşık. ayrıca annesiyle olan diyaloglarında annesinin sürekli “ah, şey, evet” demesinden de bıktım okurken. kadının her cümlesi bunlarla başlıyor. ilk aşk ismini verdiği kitapta yazar aşktan hiç bahsetmemiş.
1000Kitap
İlk AşkGwendoline Riley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025246 okunma
Reklam
lo siento wilson...
Puan vermedi·%45 (204/448 syf.)·
devam edemicem maalesef... nietzscheyi yazan adamla divanı yazan adam nasıl aynı olabilir ya okurken bayıldık sıkıntıdan. bir vadideki zambak bir de sen divan... sıkıntıdan bayılttınız beni...
1000Kitap
DivanIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 20216,7bin okunma
her şeye rağmen hayata yeniden başlanır mı?
10/10
·615 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 12:08
her şeye rağmen hayata yeniden başlanır mı? yazar, öyle bir evren yaratıp inşa etmiş ki bu kitapta sayfaları arka arkaya çevirmeden duramıyorsun resmen. çünkü bu evren; güneş patlamasıyla birlikte meydana gelen bir sürü felaketler, depremler kısacası bir kıyamet evreni... ve bütün bu olanların ardından sağ kalabilen insanların hayatını ele alıyor. dünya, artık eski dünya değil. insanlar da. konu oldukça ilginç... dünya değişip her şey yerle bir olunca düzen hükümeti devreye giriyor ve insanları bir arada toplayıp yaşatmaya çalışıyor. fakat bu yaşantı öyle tuhaf ki. yasaklar, muhafızlar, kurallar her bir yerde. kimsenin bir adı yok. herkesin bir numarası var. düzen hükümeti başka türlüsünün güç olacağına inanıp insanları bir arada tutmanın belli başlı bir kaideleri olması gerektiğine inanıyor ve bunu yapıyor da. öyle ki, insanlar birbirleriyle bile konuşamaz oluyorlar. kimse kimseyle muhattap bile olmadan bir robot gibi her gün aynı şeyi yapıyor. insanlar içlerine o kadar çok kaçıyor ki, onlar bile farkında olmadan bu durumu normalleştirip hayatlarının bir parçası haline getiriyorlar. onca yıkıma ve acıya rağmen hayatta kalan bu insanlar kurulan bu yeni düzene ayak uydurmaya çalışıyorlar. sayfaları çevirdikçe anlıyorsun ki aslında bu kıyamet, planlanmış bir kıyamet. insanoğlunun ne kadar ileri gidebileceğini, sonuçlarının neler olacağını, bu sonuçların nelere mal olup neleri yok ettiğini şoklar içerisinde okuyorsunuz. yazarın da satır aralarında dediği gibi, “insanın doğasında bozmak vardı hep.” ve ekliyor yazar. “bedeninin ya da zihninin bir adım ötesi bile korkunç bir yer olabilir.” yazar haklı. bu dünyada her şey korkunç. yeni dünyada, düzen hükümetinin kuralları doğrultusunda bir fabrikada çalışıyor insanlar. felaketlerden kurtulanlar yeni dünyada, yeni
Edebiyat
Sevgili Gelecek GeçmişDerya Bıyıklı · Gece Kitaplığı · 20258 okunma
ömer’in macideye sürekli lovebombing ve ghosting yapması...
Puan vermedi·272 syf.··
2025 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2025 18:39
ömer, kendindeki bir takım huyları beğenmeyen ama bunu da düzelteceğini söyleyen, kendi yalanına macide’yi de inandıran ve beni bazı kısımlarda çok sinir eden baş kahramanımız... ömer, garip bir kişilik. içinde bir şeytan olduğuna inanıyor. onu yoldan saptıran, garip davranmasına neden olan bir şeytan. kendini değiştirmek istiyor, böyle davranmak istemiyor ama bunu yapmak için de hiçbir çaba sarf etmiyor. düşünceleri lafta kalıp bir adım ileri gidemiyor hayatında. karısı macide’yi mutlu etmek istiyor ama sıfır çaba. arkadaşlarından borç para alıp iki kişilik bir hayatı devam ettirme gibi yanılgıya düşüyor ve sonunda olanlar oluyor... macide’yi seviyor ama bildiğiniz bu sevgi, lovebombing ve ghosting den başka bir şey değil. bir anda çok seviyor, sevgi sözcüklerine boğuyor macide’yi, sarıp sarmalayıveriyor. sonra ‘içindeki şeytan’ onu dürtüyor, rahatsız ediyor. her şeyden uzaklaşıyor, yanlış hareketlerde bulunuyor. buna pişman oluyor elbette, macide’den özür diliyor, macide ömer'i affediyor sonra yine aynı döngü yaşanmaya devam ediyor. macide’nin hayatında sırtını yaslayabileceği bir ailesi olsaydı eğer belki de ömer’in yanında bu kadar bile kalmaz çekip gidebilirdi diye düşünüyorum. macide’nin kimsesiz oluşu, ömer’den rahatsız olduğunu anlamasına rağmen yine de ona tutunmak isteyip bir şekilde devam edebiliriz diye düşünmesine sebep oldu çünkü. macide’nin artık ömer'i gerçekten anladığı, ondan soğuduğu noktada, “birbirimize söyleyecek hiçbir şeyimiz yok muydu? belki de yoktu... baksana, yabancı gibi. ben de öyleyim! neden?” diye düşünmesi bile hala buna inanmakta zorluk çektiğini gösteriyor aslında. birbirlerini sevdiler ama hiçbir şey paylaşamadılar hayatlarında. oturup sohbet bile etmeyip düşüncelerini hep kendi içlerinde sakladılar. birbirlerinden kaçıyorlardı
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2024209bin okunma
2/10
·152 syf.··
2024 4. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 13:22
tamam abi en YALNIZ sensin ya off. her sayfada yalnızım yalnızım. anladık en yalnız sensin. kelimeden bıktırdı yemin ederim ya. (inceleme yazmak için 150 karakter olma şartı saçmalığını da anlamadım ayrıca)
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma