Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğitim adına tüm kitaplar okunmalı, özellikle de eğitimciler tarafından. Farklı bakış açılarını sahip olmalıyız.
İçerikten kısaca bahsetmem gerekirse,
Yazar okulsuz bir toplumu sosyal, politik ve ekonomik yönden ele almıştır. Okulun ve
zorunlu eğitimin toplumu kutuplaştırdığından, dünya uluslarını uluslararası bir kast sistemine
göre derecelendirdiğinden sıklıkla bahsedilir. Eşit eğitim fırsatının uygulanabilirliğini ancak
bunu zorunlu eğitime endekslemek elma ile armudu eşitlemek gibi olduğu vurgulanmaktadır.
Okullarda, değerli bir eğitimin okula devam neticesinde oluşacağı, eğitim değerinin
verilerle artacağı ve sonunda bu değerin not ve sertifikalarla ölçülebileceği ve belgelenebile-
ceği öğretilmektedir. Okullar öğrencileri her şeyin ölçülebildiği bir dünyaya sokar. Oysaki
kişisel gelişim ölçülemez. Kişisel gelişim yaratıcılıktır, özgünlüktür.
Öğretmen olmadan da öğrenmek mümkündür. Nasıl yaşayacağımızı, sevmeyi, düşün-
meyi, hissetmeyi okul dışında öğreniriz. Öğrenme başkasının yönetimine en az ihtiyaç duyu-
lan insan etkinliğidir. Yaşantılarımız sonucu öğrenme gerçekleştiririz. Okullar öğretmenler
için iş imkânı oluşturur. Çocukların okulda neler öğrendiği kimsenin umurunda değildir.
Kitap geneliyle okulda var olan problemlerden hatta okulun bir problem kaynağı oldu-
ğundan bahseder. Bu nedenle öğretmen adayları olarak okullar için farklı bakış açına sahip
olmamızı amaçlamıştır. Var olan sorunları iyileştirmek ve daha başarılı bir eğitim için neler
yapılması sorusunun cevaplarını aramaya itmiştir. Bu kitabın güçlü yanını göstermektedir.
Kitabın zayıf yönü ise dilinin çok ağır, cümlelerin uzun ve dağınık olmasıdır.
Kitabın geneli hakkındaki duygularım ne yazık ki olumlu değil. Ağır bir dil kullanıl-
mış. Böylelikle anlamayı güçleştirmiş. Aynı yeri birçok kez