Gölge

Gölge
@azramisirlioglu
1 Haziran
65 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan - Öğretmen Olmak
10/10
·208 syf.··
2021 41. kitabı
Öğretmenlik konusunda deneyim sahibi olan iki isim Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan'ın ortaklaşa yazdıkları bir kitap. Daha da detaya girmek istersek öğretmenliğin anlamı ve ilkeleri üzerine İrfan Erdoğan ile Türkiye'nin çeşitli noktalarında yaptığı sohbetleri ses kaydına alarak, geçmişten günümüze kadar yaşanılan olaylarla özetleyerek, yazmışlar. Kitapta öğretmen olabilmenin incelikleri anlatılıyor. Biraz eğitim bilimi tarzında yazılmış bir kitapta. Konuşamalar küçük hikayelerle desteklenip, günlük örneklerle sadeleştiriliyor. Ama bazen felsefi detaylara da girilmiyor değil. Tabii bu detaylar kitaba hoş bir hava katarak kitabı okumaya devam etmeyi daha da isteklendiriyor. Doğan Bey, ıhlamuru çok sever. Bunu biz okurları çok iyi biliriz. Bu kitabında da -yine yaptığı gibi- sizi masanın bir ucuna oturtup, -ne kadar sevmesemde- "bana da bir ıhlamur yap" dedirten bir kitap aynı zamanda. Ne çok ağır, ne çok hafif bir kitap. Sanki kitap okuyormuş değilde, yanı başınızda kendileriyle sohbet ediyormuş gibi bir hava katıyor. Şahsen ben öyle hissettim. Öğretmenlikle alakası olanlara katkı sağlayacaktır elbet. ~Bir cana katkı sağlayabilmeniz dileğiyle... İyi okumalar...~ <3
Felsefe
Öğretmen OlmakDoğan Cüceloğlu · Final Kültür Sanat Yayınları · 20138,5bin okunma
Reklam
Cynthia Lord - Kardeşimm Benim
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2021 58. kitabı
Cynthia Lord'un enfes kitaplarından biri olan "Kardeşimm Benim"'i daha yeni okudum. Kitabın sıcak ve duru bir anlatımı var ki 1,5 saatte bitiverdi. Kitapta Catherine ve otizimli kardeşi David'in öyküsü anlatılıyor. Catherine, otizmli bir kardeşle yaşamanın zorluklarını anlatıyor. Ve bu durumdan da oldukça yorulmaktadır. Bu durumunda ayrıyetten; anne ve babasının kardeşinin isteklerine daha çok önem vermesi, dışarıda ki insanların David'e sanki bir yaratıkmış gibi bakmaları ve kendi hayatını dilediği gibi yaşayamaması daha çok canını sıkıyordur. Bu sebeple, kardeşinin ve kendisinin hayatını düzene sokabilmek adına bir çok kurallar koymaktadır ancak kardeşi bu kurallara ne kadar uyduğu konusu da tartışılır. Bir gün kardeşiyle birlikte gittiği terapi kliniğinde Jason'la tanışır. Jason; tekerlekli sandalyeye bağımlıdır ve konuşmamakta bir hayli ısrarcıdır, sadece kitabında ki kartlarda bulunan resimleri göstererek etrafıyla anlaşabilmektedir. Resim yapmayı da çok seven Catherine, Jason'ın daha fazla kelime kullanabilmesi için ona çeşitli resimleri çizerek kartlar hazırlamaya başlar ve gitgide Jason'la samimiyet kurar. Aynı zamanda da komşu eve taşınan Kristi ile de tanışır ve onunla çok iyi arkadaş olurlar. Kitap içten bir dille yazılmış ve kitap akıcı bir şekilde ilerliyor. Ayrıca şu da ilgimi çekti; yazarın çocukları çok iyi tanıdığı ve onların düşünce tarzını, konuşmalarını çok iyi bildiği de aşikar. Otizmli bir kardeşle yaşamanın zor ve keyifli yanları da kitapta çok güzel yansıtılmış. Daha çok empati kurmanızı sağlayacak bir kitap :)
Canım Kardeşim
Kardeşimm BenimCynthia Lord · Günışığı Kitaplığı Yayınları · 2024118 okunma
George Orwell - Hayvan Çiftliği
Puan vermedi·152 syf.··
2021 13. kitabı
Kitabı özetlersek eğer; Kitap fabl türünde yazılmış bir roman da olsa eserin asıl amacı Rusya’nın Sosyalist devrimine (kısaca 1917 Petrograd'daki -o zamanlarda ki hükümet yanlış hatırlamıyorsam uzun süreli değil yani geçiciydi- hükümetin devrilip Bolşeviklere geçmesini sağlıyor ve artıdan Sovyetler Birliği'ni kurmaya başlatan bir çeşit devrim diyebiliriz) iğneleyici ve sivri bir dil ile alay etmiştir. İlginçtir ki Yazar George Orwell da o zamanlar Sosyalistmiş ve bu romanını bu konu üzerinde yazmış. Olaylar İngiltere’de bulunan bir çiftlikte insanların kurduğu bir çeşit sisteme karşı gelip, daha eşit ve adil bir hayat için hayvanlar isyan edip başkaldırırlar. Detaya inmek istersek eğer; Hayvanlar, çiftlik sahibi zalim Bay Jones’un boyunduruğu altında köle gibi yaşamaktadırlar. Bay Jones’ın hayvanlardan sorumlu olmasına rağmen çiftliği iyi yönetemez ve çiftlikte ki hayvanlar tabii ki de bu durumdan oldukça şikayetçidir. Çiftlikte ki hayvanlardan biri olan yaşlı domuz Koca Reis, çiftlikte ki hayvanları bir yere toplar ve bir rüya gördüğünü, insanların yönetimi olmadan daha iyi bir şekilde -yani daha adaletli, daha eşit bir ortamda- yaşayacaklarını söyler. Ne yazık ki bunu söyledikten üç gün sonra ölür. Bay Jones'ta -beklenildiği gibi- hayvanların yem saatlerini unutur ve çiftlikte ki hayvanlar tarafında düzensiz bir şekilde istan başlatılır. Tabii bu isyan düzensiz ve plansız olduğu için de kısa sürer. Bunun üzerine de yönetimi domuzlar ele alır. Çiftlikteki hayvanlardan (bu ikisi domuzdur) Snowball ve Napeleon hayvanlar arasında lider hale gelirler. Napeleon, iri yarı, iyi konuşamayan fakat otoriter sahibi; Snowball ise etkili konuşan ve zeki bir domuzdur. Yukarda bahsetmiştim, yaşlı domuz Koca Reis bir rüya gördüğünü hayvanların iyi bir hayat süreceğini
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Candan Özer - Kader
Puan vermedi·768 syf.··
2021 14. kitabı
Bu sefer özet yazmayacağım. Açıkçası yazamayacağım çünkü hani derler ya "yaşamadan anlayamazsın" diye. İşte bu da öyle bir kitap. Okuyamadığınız sürece anlatamam size. O sıralar cidden böyle kitaplar okuyacak yaşımda değildim ve kitap fazlasıyla bana ağır gelmişti. Birazcık psikolojik olarak etkilenmiştim kitaptan. Dışarı çıkarken bile korkmaya başladığım ve dışarısının güvensizliğini, sevimsizliğini, korkutuculuğunu yeni yeni gördüğüm zamanlarda bu kitabı okumak korkutucuydu benim için. Keşke o zamanlarda değilde. Şu zamanda okusaydım. O zamanlarda ki içime kapanıklık dönemimi yaşamazdım belki de. Ama şükür ki düzeldim ve sosyal bir kız olarak hayatıma devam ediyorum. Size önerim eğer kitabı okuyacaksanız daha çok kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlarda okuyun. Tabii bu insanın karakteriyle de önemli. Bazı insanlar kaldıramazken, bazıları da kaldırabilecek bir ruhsal güce sahiptir. Kısacası bu kitabın istediği şey= "OLGUNLUK"
KaderCandan Özer · Panama Yayıncılık · 2018375 okunma
Stefan Zweig - Satranç
8/10
·83 syf.··
2021 11. kitabı
Kitabı özetlemiş olursak; Hikaye New York’tan Buenos Aires’e yolculuk yapan bir deniz vapurunda yaşanıyor. Bir grup yolcu gemideki kurgusal satranç şampiyonu Mirko Czentovic’i satranç maçına davet ederler ve ilk satranç maçını beklendiği gibi rahatlıkla şampiyon kazanır. Yine kaybedilmekte olan rövanş partisinin ortasında, oyuna Dr B. adında bir başka yolcu daha katılır ve satranç maçı beraberlik ile biter. Bunun üzerine yolcular tarafından Czentovic ile Dr.B arasında bir müsabaka organize edilir. Müsabaka başlamadan Dr B. kitapta hikâyeyi anlatana satrancı nasıl öğrendiğini anlatır. Gestapo tarafından bir otel odasında aylarca hücre hapsine kapatılmışken, bir sorgulama öncesi bekletildiği odanın duvarında asılan montun cebindeki satranç kitabını çalmayı başarmıştır. Kitaptaki kaydedilmiş oyunları satranç tahtası olmadan kendi kafasında oynamaya baslar. Satranç hücrede sıkıntıdan çıldırmak üzere olan Dr. B’nin hayatını kurtarmıştır. Ancak zamanla 'ölü nokta' dediği kitaptaki bütün oyunları ezbere öğrendikten sonra, kitabı çalmadan önce hücredeki sıkıntıdan yıprandığı konumuna malesef ki tekrardan düşer. Bu arada satranç öğrenirken yanında satranç tahtası ve taşları yoktur, ancak, önce ekmek içinden yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle belleğinde oynayarak kurumsal bir satranç ustası olup çıkar (-bu durum beni çok mutlu etmişti. Çünkü insan buraya gelene kadar o kadar umutsuzlaşıyor, o kadar sıkılıyor ki burayı okuyunca bir rahatlıyorsunuz ve okudukça okuyasınız geliyor :D-)Ancak bu tutkusu yüzünden sinir krizlerine beyin ağrılarına yakalanır. Bunun üzerine kafasında yeni partiler icat eder ve şizofrenik tarzda partileri sinir krizi geçirene dek kendi kendine karşı oynamaya başlar. Sonunda hapisten salıverilmiştir. Gemide satranç şampiyonuna karşı ilk
İnsan ve Duygular
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
Reklam