Ravza Nur

Ravza Nur
@azvarrun
Müzik Öğretmeni
Lisans
17 Haziran 1998
73 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
1/10
Aslında genelde kitapları en azından 30-40 sayfa okur öyle karar veririm okuyup okumamaya anca büyülü gerçeklik tarzıyla yazılan kitaplar bana göre değilmiş. 24 sayfa zor dayandım ve yarım bıraktım kitabı. Olaylar inanılmaz hızlı, sürekli karakterler değişiyor olay örgüsünde. Bir olayı okurken bir anda başka bir isim geliyor o nerden geldi anlamaya çalışırken hop başka bir isim… Maalesef kitaba daha fazla devam edemedim
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sessiz Çığlıkların Kitabı
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Büşra Sanay’ın Kardeşini Doğurmak adlı kitabı, okuması zor ama bir o kadar da gerekli eserlerden biri. Kitabı okurken birçok yerde durup nefes alma ihtiyacı hissettim. Anlatılanların gerçek olması, yaşanan acının ağırlığını daha da derinden hissettiriyor. Bazı sayfalarda devam etmek zorlaştı; çünkü kitap yalnızca bir hikâye anlatmıyor, toplumun çoğu zaman görmezden geldiği büyük bir yarayı gözler önüne seriyor. Kitap, çocuk yaşta cinsel istismara uğrayan bireylerin yaşadıklarını, aile içindeki sessizliği, korkuyu ve çaresizliği çarpıcı bir şekilde aktarıyor. En etkileyici taraflarından biri ise istismarın yalnızca bireyi değil, bir çocuğun tüm hayatını ve ruhunu nasıl etkilediğini açıkça göstermesi. Okurken insanın içini sızlatan şey sadece yaşanan olaylar değil; çoğu zaman çevrenin suskunluğu ve çocukların anlaşılmaması oluyor. Bence bu kitabı özellikle öğretmenlerin, eğitimcilerin ve çocuklarla çalışan herkesin okuması gerekiyor. Çünkü bir çocuğun davranışlarının ardında görünmeyen travmalar olabileceğini anlamak, onlara daha bilinçli ve hassas yaklaşabilmek açısından çok önemli. Kitap, istismar yaşamış çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda okuyucuya güçlü bir farkındalık kazandırıyor. Empati kurmayı, yargılamadan dinlemeyi ve bir çocuğun sessizliğinin bile aslında yardım çağrısı olabileceğini hatırlatıyor. Kardeşini Doğurmak, yalnızca bir kitap değil; toplumsal bir yüzleşme. Zorlayıcı, sarsıcı ama kesinlikle okunması gereken bir eser. Psikolojik olarak kaldırabileceğini düşünen herkesin bu kitabı okuyup üzerine düşünmesi gerektiğine inanıyorum.
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Beklentinin Gerisinde
2/10
·336 syf.··
2026 2. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 12:16
Ayfer Tunç’un Dünya Ağrısı adlı romanını okurken metin boyunca belirgin bir yavaşlık hissettim. Hikâye aslında potansiyel taşıyor gibi duruyor; arka planda merak uyandıran bir gizem var ve okur olarak “birazdan açılacak” duygusunu sürekli yaşıyorum. Ancak bu beklenti uzun süre karşılık bulmuyor. Olay örgüsü ana meseleye gelene kadar fazlasıyla ağır ilerliyor. Yaklaşık son elli sayfaya kadar süren gizem, gereğinden fazla uzatılıyor hissi veriyor. Sayfalar ilerlerken merak duygusu diri kalmak yerine yavaş yavaş yoruluyor. Okuma süreci akıcı bir deneyim olmaktan çıkıyor; metin adeta sürünüyor. Bu nedenle romanı bitirmek zorlaşıyor, okur sabrını sürekli sınayan bir yapı ortaya çıkıyor. Gizem nihayet çözüldüğünde ise beklenen etki oluşmuyor. Bu kadar uzun süre ağırdan alınan, bu kadar gizemli bir atmosferle çevrelenen olayın çok daha çarpıcı, çok daha sarsıcı bir sonuca bağlanmasını bekliyorum. Ancak çözüm, yaratılan beklentinin gerisinde kalıyor ve bir hayal kırıklığı doğuruyor. O ana kadar biriken merak duygusu, güçlü bir karşılık bulamıyor. Sonuç olarak Dünya Ağrısı, tematik olarak ilgi çekici bir zemine sahip görünse de anlatım temposu ve gizemin işleniş biçimi nedeniyle okurla arasına mesafe koyuyor. Roman, güçlü bir fikri barındırıyor gibi dursa da bu fikrin etkisi, ağır ilerleyen kurgu ve beklentiyi karşılamayan final nedeniyle zayıflıyor.
1000Kitap
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma
Anlaşılmayan Bir Kadın, Bitmeyen Bir Aşk
6/10
·144 syf.··
2025 20. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 15:00
André Gide’in Dar Kapı romanı, insanın kendi duygularıyla, inancıyla ve vicdanıyla girdiği içsel çatışmanın derin bir yansıması. Ancak dürüst olmak gerekirse, kitap beni beklediğim kadar içine çekemedi. Gide’in dili yer yer çok etkileyici olsa da, hikâyenin akışı oldukça ağır ilerliyor. Alissa karakterine bir türlü anlam veremedim. Onun davranışları, duygularından çok, kendini bastırmaya ve aşkı ilahi bir çileye dönüştürmeye dayanıyor gibiydi. Ne hissettiğini, neden böyle davrandığını çözmekte zorlandım. Belki de bu yönüyle Alissa, “ulaşılmaz ideal” kavramının simgesi olarak yazılmıştı; ama ben onu anlamakta değil, ona sabretmekte zorlandım. Jerôme’un Alissa’ya olan sarsılmaz bağlılığı ise gerçekten etkileyiciydi. Sevdiği kadının her reddedişine rağmen ondan vazgeçmemesi, inancıyla aşkı harmanlayışı, insanın içinde buruk bir saygı hissi uyandırıyor. Juliette’in ise kendi mutluluğunu kardeşi uğruna feda etmesi, romanın en duygusal taraflarından biriydi. O fedakârlık sahneleri beni gerçekten etkiledi. Kitapta yer alan bazı cümleler çok derin ve düşündürücü; altı çizilesi satırlarla dolu. Yine de genel olarak, Dar Kapı benim için sürükleyici bir okuma deneyimi olmadı. Belki de fazla dingin, fazla içe dönük bir anlatım tarzı yüzünden duygusal yoğunluğu hissetsem de, o akıcılık hissini bulamadım. Kısacası, içinde güzel fikirler ve dokunaklı duygular barındıran ama temposu düşük bir romandı benim için.
Edebiyat
Dar KapıAndré Gide · Can Yayınları · 20244,520 okunma
Sevmeden Evlenenler, Severek Yananlar
7/10
·192 syf.··
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 12:16
Halid Ziya Uşaklıgil’in Ferdi ve Şürekâsı romanı, ilk sayfalarda iş hayatının detaylarıyla biraz ağır ilerlese de, ilerledikçe çok daha derin ve sarsıcı bir hikâyeye dönüşüyor. Başta sıradan bir çalışma hayatı anlatısı gibi görünen roman, aslında içinde acıklı bir aşk üçgenini, kaderin ve toplumsal baskının insan hayatını nasıl altüst ettiğini barındırıyor. Ferdi; sevmediği halde zengin bir kızla evlenmek zorunda kalan, fakir bir genç. Hacer ise bu evliliğe büyük bir aşkla ve saf bir mutluluk umuduyla adım atan, fakat sonunda kendi trajedisini yaşayan bir kadın. Bir de Saniha var; Ferdi’yi gerçekten seven, ama onun daha iyi bir hayat yaşaması için ondan vazgeçen sessiz bir yürek… Romanı okurken en çok dikkatimi çeken şey, hiçbir karakterin tam anlamıyla kötü ya da iyi olmamasıydı. Her biri kendi penceresinden bakınca haklıydı. Ferdi sevgisiz bir evliliğe mahkûm edildiği için, Hacer aldatıldığını düşünerek cinnet noktasına geldiği için, Saniha ise sevdiği adamın fakirlik yüzünden mutsuz olmasını istemediği için… Ama tüm bu “haklılıklar” bir araya geldiğinde, ortaya sadece acı ve yıkım çıkıyor. Romanın sonunda kimse mutlu olamıyor: Hacer ölüyor, Ferdi aklını yitiriyor, Saniha ise olanları çaresizce izliyor. Her karakterin haklı olduğu ama hiçbirinin kazanamadığı bir hikâye bu. Başta yavaş ilerlese de, sonlara doğru insanı içine çeken, duygusal olarak etkileyen, düşündüren bir roman. Ben kitabı başta biraz sıkıcı bulsam da, özellikle aşk ve trajedinin iç içe geçtiği bölümler beni gerçekten etkiledi.
Edebiyat
Ferdi ve Şürekâsı (Günümüz Türkçesiyle)Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 20161,089 okunma