Puan vermedi·96 syf.··
2026 13. kitabı
GOGOL PORTRE KİTAP İNCELEMEM SPOI İÇERİR Gogol'ün Portre kitabında; fakir ama potansiyel sahibi genç bir ressamın (Çartkov) bir dükkanda bir tabloyu görmesi, onu eve getirmesi sonrası olaylar zincirinde gelişen durumlar meydan gelir. Ressam fakirlikten kirasını bile ödeyemezken, portrenin çerçevesinin oradan bir anda çok büyük bir para çıkar. Sonrasında o portredeki kişiyi rüyasında görüp durur. Bu paradan sonra Çartkov zengin olur, kendi adını gazetelerde bastırır. Artık sadece zenginlerin istediği tarzda portre yüz çizimleri yapar ve diğer gerçek ressamları kendisinden küçük görür. Derken büyük bir para ihtirasına kapılır ve bu durum kendisini içten içe yiyip bitirir. Kitabın ikinci kısmında ise olayların geçmişte nasıl geliştiği anlatılır. O portrenin aslında lanetli bir tefeciye ait olduğu ve onu resmeden kişinin de çok iyi bir akademide eğitmenlik yaptığı ortaya çıkar. Bu ressam (Baba) zamanında kendi öğrencisini kıskanmış ve o tefeci ölmeden önce kendisinden portresini çizmesini istemiştir. Portrenin oluştuğu, bittiği gün tefeci de zaten ölmüştür. Resmi yapan kişi aslında şeytanın gözlerini tasvir etmiştir; portrenin gözleri aşırı gerçekçidir, kötü bakışlıdır ve insanı düşünmeye, kendine çekmeye sevk eden uğursuz bir şeydir. Sonuç olarak portre, onu çizen insanı bile delirtir. Sadece ressamı değil, o tefeciden borç alan insanların bile huyu suyu değişmekte, hayatları mahvolmaktadır (tıpkı o soylu prens gibi). Portreyi yapan kişi en son onu yakmaya kadar gitmiş ama arkadaşı "bırak ben alırım" diyerek tabloyu kurtarmıştır. Tabloyu alan arkadaşına da gece rüyalar, karabasanlar girince o da durumu anlatıp bir tanıdığına vermiş, o tanıdığı da başkasına vermiş derken tablo açık artırma yerine kadar düşmüştür. Kitabın en sonunda, açık artırmada tabloyu tam yok etmek
PortreNikolay Gogol · Remzi Kitabevi · 20191,504 okunma
6/10
·416 syf.··
2026 57. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:09
Merhabalar herkese size inanılmaz bir kapağa ve baskıya sahip bir kitapla geldim yurtdışında da ilk yayınlandığı andan beri çok sevilen bir kitap. #abporanek 'den #karanlığındurduğuyer orjinalinden okuyacaktım neyseki baskı kalitesi korunarak türkçeleştirildi. #cevizinseçkisi seçki grubunda bu ay bitkiler ön planda ve bitkili kapağıyla iyi bir seçenek oldu. Liska bazı sihirli yeteneklere sahip, bu da köyünde dikkat çekmesine sebep oluyor. Sihirli ruhları, cinleri, iblisleri görebiliyor ve bu özelliğinin özellikle annesini sıkıntıya soktuğu ortada. Köylerindeki gündönümü şenliğinde sihirli bir dileği yerine getiren çiçeği bulmak için herkesin kaçındığı ormana giriyor. Çiçeği buluyor ama çiçekle birlikte keşfetmemesi gereken bir yeri de keşfediyor. Ormanın koruyucusu iblis Leszy ile anlaşma yapıyor: 1 yıl boyunca ona hizmet ederse dileğini gerçekleştirecek. Slav mitolojisi ve halk öykülerinden esinlenilmiş inanılmaz zengin bir okumaydı. Ben Rus mitolojisini çok fazla sevmem ancak bu kitapta işleniş şekli, bir fantastik kitaptan beklediğim şekildeydi tam olarak. Ve atmosfer, atmosfer, atmosfer; kitap tamamıyla bundan ibaret. Okurken resmen oradasınız; ormanda, kuytu gölgelerde ve sihirle iç içesiniz, resmen yaşatıyor. Gerçekten de Poranek anlatıldığı kadar varmış. Tek sorun, @guardianyayınları tamamen Wattpad odaklı bir yayın. Acaba yazarın diğer kitaplarını da satın alır mı? Almamış ise mutlaka bir yayın tarafından acilen kapılmalı. Ya da Guardian kendisi kapsın çünkü harika baskı yapmışlar. Bazen diyorum, Türk yazar harici çeviri kitapların da iyi baskıya ihtiyacı var diye. Türkçe Wattpad içerikleri inanılmaz iyi baskılarla basılırken biraz haksızlık oluyor çevirilere, bir çok yayınevi çok iyi kitapların haklarını alıp maalesef düz basıyor. Daha çok süse ihtiyacımız
Karanlığın Durduğu YerA. B. Poranek · Guardian Yayınevi · 202544 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bizim ülkemizde böyle bir kitap yazılsaydı bestseller olur muydu?
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:19
Kitabı oldukça uzun bir sürede okudum, yoğun çalışma tempomdan kaynaklı olarak ve kitabı anlayarak okumak istediğim için böyle oldu. Klasik kişisel gelişim kitaplarından ayırışmasını sağlayan özelliği biraz(!) misyonerlik sosuna bulanmış olması ve fakat oldukça samimi ve gerçekçi bir bakış açısıyla yazılmış olması sanırım. Yazarla ilk buluşmam. Kitabın çoğu sayfasının altı çizili cümlelerle doldurduğumu düşünürsek, evet, oldukça beğendim. Akıcı, anlaşılır. Sakın bir ortamda okumak iyi olacaktır. Sindirmesi epey zor olan bölümler oldukça etkileyiciydi. "Hayatının bir nedeni olan, nerdeyse her tür nasıl'a katlanır."(117) "Anlam,menfaati alt eder."(273)
Hayat İçin 12 Kural: Kaosa PanzehirJordan B. Peterson · Pegasus Yayınları · 2021640 okunma
Tiktoktan görüp hayal kırıklığına uğradığım bir kitap daha
Yazar bu kitabı 16 yaşında yazmış, okuyucu kitlesi de 12-15 yaş aralığı olabilir zaten en fazla. Ortaokul çağı için uygun diye düşünüyorum bir ebeveyn falansanız bunu okuyan alabilirsiniz yani. Hani o yaşta maalesef 18 olmayı bir b* sanarsınız ya hayal dünyanız fazla geniştir. Ben seviyorum ergen kitapları okumayı kesinlikle bunun bilincinde olarak okuyorum zaten. Ama bu olmamış. O yaşta okusam bile sevemezdim diye düşünüyorum. Kusursuz ana karakterlerden hoşlanmıyorum, hata yapsın öğrensin gelişsin istiyorum yani. Bide bu seriyi tiktokta 30 yaş civarında öneren bayılan kızlar var. Ya nerden başlasam ki smsnnansmd. Maşallah diyelim Celaena karakterine. Güya hapsedilmiş işkence edilmiş bi maden işçisi ama bildiğiniz barbie bebek gibi bir kız. He tabiki üstüne aşırı tehlikeli bir suçlu, suikastçi zaten mümkün mü öyle ezik bir kız olması, 18 yaşında falandı bide. Yakışıklı prens gelip alıyor bunu madenden. Bir turnuvaya katılacaksın diyor kazanırsan yaver gibi bir şey olacaksın. O da kabul ediyor tabi gidiyor saraya, sarayda yaşamaya başlıyor. Bu turnuvada krallığın dört bir yanından tehlikeli adamlar yarışıyor işte. Başka yarışan kadın da olsa o zaman benim gözümde daha iyi bir kurgu olabilirdi bu, tabiki Caleana o kadar izbandut arasında turnuvada yarışan tek kadın. Tabiki yenecek (bu bir spoiler değildi bence). Bu kızın sarayda bir misafir gibi yaşaması da ayrı saçma bence. Ben mahzende falan kalacaklar sandım bütün tutsaklar. Bir tane prensesle arkadaş bile oluyor hatta. Celaenenın kendisi de mi bir prenses yoksa falan oluyorsunuz öyle bir konforda yaşıyor ki sarayda. O kadar tehlikeli bir kız ki aslında kimse gerçek kimliğini bilmiyor başta prens ve bir asker dışında. Çünkü ülkeye nam salmış suikastçi. 18 yaşında böyle bir ün kazanması da gerçekçi gelmiyor maalesef.
Cam ŞatoSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20244,979 okunma
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:19
dostlar simon 22 yaşında, adeta gönderme yapar gibi 22 ülkeyi gezip o ülkenin futbolu hakkında topladığı bilgileri derleyip bizlere kitap olarak sunuyor. öncelikle bu yaşta oluşan bu vizyon, cesaret ve planlama sebebiyle simonu kutlar ingiliz olmasının da çok kapı açtığını da söylemeden edemeyeceğim. b uadam gezdiği yerden inanılmaz bilgiler topluyor şu anda bilgi çağında bile bu kadar bilgi ve bağlantıyı elde etmenin ne kadar zor olabileceğini kitabı okuyunca anlıyorsunuz. şahane tarihe göndermeler ve futbol maçları anektodları ile adeta gitmiş kadar oluyorsunuz o ülkelere. ne denebilir ki son derece mükemmel yazılmış ve futbolun arka planında dinin ırkların güç otoritelerinin koltuk savaşlarının yapay düşmanların ülke geleceğinin ve hayatta kalma korkusunun adeta varlığının futbolu alet olarak kullandığını her sayfada yüzlerce kere anlıyor ve kafanıza çakıyorsunuz. futbol özellikle gelişmemeiş ve gelişmekte olan ülkeler yahut topluluk, bölgeler için adeta her şey ama her şeyden önemliydi. futbol yoksa gerçekten ölüyorlardı bu kitabı mutlaka okumalı ve insanlık tarihine bir oyunun nasıl yön verdiğini keşfetmeniz gerektiğini asla 22 kişinin yuvarlak bir maddenin peşinden koştuğu bir şey olmadığını anlıyorsunuz. belki de bu oyuna hiç saygı duymadığınız kadar duyuyorsunuz. takip etmiyordunuz belki ama ülkelere tarihleri boyunca futbolu kullanmadan 1 dakika bile geçirmemişler buna emin olun ve bu kitabı alıp okuyun dostlar. okuyun baysss he bu arada yarım puanı Tr'den bahsetmediği diğer yarım puanı da yayıncılığa 5-6 cümle hatası sebebiyle kırıyorum. daha detaylı inceleme için youtube kanalıma beklerim baysss ;)
Futbol Asla Sadece Futbol DeğildirSimon Kuper · İthaki Yayınları · 2022235 okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2026 427. kitabı
Derin duygulardan, büyük hayallerden ve aşktan hiç vazgeçme!” Meltem Gürle Gurbette olmanın getirdiği hisler, yabancı bir ülkenin kurallarına uyum sağlama süreci ve yalnızlık temaları yazarın incelikli mizahıyla harmanlanır.. Kitap, İrlanda Defteri James Joyce’un meşhur Ulysses eseri başta olmak üzere; Samuel Beckett, W. B. Yeats gibi pek çok İrlandalı yazarın izini sürerek şehri ve ülkeyi edebiyat üzerinden okur.  Sürgündeki yazarın "sevgili rezil Dublin"ine aşk mektubu gibidir aslında bu roman. Bu mektubun muhatabına ulaştığını düşünüyorum. Dublin hâlâ Joyce'an sözcükleriyle parlıyor, onun hikâyesiyle canlılığını koruyor. S:125 Meltem Gürle İrlanda’da yaşadığı üç yıllık süreci kendi kişisel deneyimleri, gündelik yaşamın kırılgan ayrıntıları ve İrlanda tarihi üzerinden anlatan kurgu dışı bir deneme eseridir. Eser, sokakları arşınlarken edebiyatı adeta bir rehber gibi kullanır Sadece bir gezi veya anı kitabı olmanın ötesine geçerek; İngiltere’nin gölgesindeki İrlanda’yı, ülkenin kederli tarihini ve halkın yaşayış tarzını yansıtır. İrlanda Defteri “Hepsi iyilerin sessizliği yüzünden,” dedi Yeats’in şiirini anımsatarak, “onların daha fazla inancı olsaydı, her şey farklı olabilirdi.” S156
Deneme, İnceleme, Edebiyat
İrlanda DefteriMeltem Gürle · Can Yayınları · 2025201 okunma