Karıncalar ordusu ve Hz Ömer Evet ben bir katilim duygularımı öldürdüm Angel Angel Öncelikle Allah Tealanın selam bereketi hepimizin üzerine olsun değerli 1000 k üyelerinden angel evet ben bir katilim diyerek bize duygularımızı öldürmemiz gerek diyerek bazı duyguların öldürülmesi gerektiğini bildiriyor sevgili peygamberim buyuruyor Allaha ve ahirete imanı olan bir ananın evladına olan muhabbeti gibi muhabbet etsin evet kalbimizden yaşatıp büyütmemiz gereken en büyük histir muhabbet ahiret kardeşliği Allah Tealaya imanı olan peygamberimizin buyurduğu gibi kardeştir aynı acıyı çeker hissedersek gerçek kardeş oluruz kardeşliği duygu ortaklığını engelleyen ne varsa nefistendir eğitilmeyen nefsin ölmesi elbet güzeldir ezginin günlüğü şarkıda şunu der İner şafağın alacasında Karıncalar ordusu şehre evet bir karınca olabilmek karıncalar kadar tonlarca yük taşımak ne ibretli hadisedir tonlarca yük taşıyan Hz. Ömer (r.a.) da müslüman olmadan önce şafağı göremiyordu öfke ile yola çıktı işte onu karıncalığa eriştiren hicret menziline ulaştıran Taha suresinin mürşitliği idi Taha Suresi gibi gerçekten o kadar ibretli pek çok ayet vardırki bizi Hz Ömer gibi nefsani duygulardan arındırır adalet önderi bir ömer haline getirebilir Kuraan ile karıncalar ordusuna katılabiliriz Kir nasıl temizlenir İnsan dokunduğu her şeyi kirletmiştir bugüne kadar Kinyas ve kayra-Hakan Günday Merve ͜͜͡͡✯Merve ͜͜͡͡✯ 1000k ailesinin saygıdeğer üyesi Merve hanım ve hepinize selamlar saygılar olsun saygıdeğer hanım efendi insan dokunduğu her şeyi kirletmiştir diyerek müşrik ve münafıkların özelliklerini belirtir Peygamberimize uymak ona biat etmek insana pek çok şey öğretirken aynı zamanda bize fetih ve hidayet kapısını açacaktır kirden arınabilmek için ya ebu talib olacağız yada tam bir
Din
B.G.K.O Çobanspor
Eskiden büyüklerin yanında çocuk sevilmezmiş.Sevmek ayıp sayılmazmış belki ama göstermek eksiklik gibi görülürmüş. Erkekler duygularını saklar, kadınlar sevgilerini sessizce taşır, çocuklar ise kendilerine uzanacak bir elin gölgesinde büyürmüş. Ben biraz o zamanların çocuğu oldum. Bana hiç sevgi vermedin diyemem. Aksine, senin sevgini hep hissettim. Başımı okşayan bir elden çok, sırtımda duran görünmez bir dağ gibiydi sevgin. Varlığını biliyordum ama dokunamıyordum. Beni ne kadar istediğini, dünyaya gelmem için ne kadar dua ettiğini, benim için ne kadar emek verdiğini büyüdükçe daha iyi anladım. Şimdi düşünüyorum da, belki beni sarılamadığın kadar sevdin. Belki bana söyleyemediğin her güzel sözü içinde taşıdın. O yük seni de yordu biliyorum. Keşke zamanın yönünü değiştirebilsek baba. Keşke yıllar geriye doğru akabilse. O eski günlerden birine gidip küçük ellerimi avucunun içine bırakabilsem. Markete giderken elimi tutabilirdin mesela. Bir çikolata seçmem için önümde bekleyebilirdin. Yol boyunca anlamsız şeylerden konuşurduk. Belki bugün hatırlamayacağım kadar sıradan bir gün olurdu ama insan büyüdüğünde anlıyor; özlenen şeyler büyük anılar değilmiş, küçük mutluluklarmış. Şimdi dönüp baktığımda en çok onları özlüyorum. Çocukken o hastane odasında bana verdiğin kan dolaşıyor damarlarımda. Belki de bu yüzden kendime baktığımda seni görüyorum. İnsanlara çabuk inanışım sende var. Sevilmediğim yerlerde kalmak için gösterdiğim o anlamsız direnç sende var. Kırıldığım zaman içime çöken o sessizlik, o inat, o vazgeçmeyiş sende var. Beni ben yapan ne varsa, dönüp dolaşıp sana çıkıyor yolu. Ve biliyorum ki ben aynaya baktığımda sende kendimi gördüğüm gibi, sen de bana baktığında biraz kendini görüyorsun. Belki bu yüzden birbirimize bu kadar benziyoruz, belki bu yüzden
Reklam
Mekkede Erkamın adalet evi Daha konuşmazsın hemen; önce gözlerin uyanır, sonra bakışların, en son da o içimi ısıtan gülüşün. Göksel 48 Sen Uyanırken Erkam ibnil Erkam Mekkede adalet evi Oydu müslümanlara evini açan sahabi Evini açarken seslendi Resullullah nebiye Sallahu aleyhi vesselem baktı yüzüne Ey efendimiz evim müslümanlarındır.. İslamın sesi içimizi ısıtıyordu İlk önce Efendimiz SAV sonra müminler Hepsi bu evde uyanıp kıyama kalkacaktı Darul erkam erkamın evi sahabe yurdu Erkam ibnil erkam Mekkede bir kahraman Gözler uyanınca bakışlar kıyama kalktı Şiirler naatlar bu adalet evinde yazıldı Dünya böyle değildi sahabeler devrinde Sahabeler gidince kaldık efkâr içinde Şimdi içimizi ısıtmıyor sahte gülüşler Kuraan okuyordu Kahraman sahabe Erkam b erkam okudu Bakara suresini Dediki ey kahramanlar içimi efkâr basar Kafir ve münafıklar istemez hayırlı olanı Ne hale geldi dünya efkârı hep kaldı bize
Şiir
İt olana tasma yerine taç takanlara duyrulur: Baya tuzlu oldu (:
Bugün 2 ölçek mini tartoletlerin yarısıyla çikolatalı kurabiye yapacaktım. Dün akşamdan hamuru hazırlayıp dolaba atmıştım. Normalde ince tanecikli tuz kullanıyoruz ve ben buzdolabı poşedinde şeker (!) buldum. O an taneciğine göre karar kıldım ve biraz loştu. Tuz olmasının mümkünatı yoktu. Ve damla çikolata koyacağım için normalden az şeker koydum. Hamurun tadına bakacaktım unuttum. Bugünle birlikte toplam 3.30 saat harcadım. Bizimkilere kahve yapıp götürdüm. Ablamla konuşurken anneme de yemesi için ısrar ediyordum. Kadın yedi ve "Bu ne böyle tuzlu baya?" dedi. Tipiyle şaka yapıp yapmadığını anlamadım. Sonra ablam da ısırdı ve ağzından direkt hafifçe tükürdü. Ve "Haahahaa çok komik tamam, şimdi sıra bende." deyip kahveye bandırdığımı daha ısıramadan baya tuz tadı geldi ve "Ohaa şaka değilmiş. İnanmıyorum bu nasıl tuz olabiliiirr?" ama sona doğru sinirden ağlamaklıyım. "ŞEKER BÖLÜMÜNDE TUZUN NE İŞİ VARDI? BUZDOLABI POŞETİNDE TUZU KİM KOYDU?" diye biraz sinirlenirken bir sıcak bastı, bir tansiyonum düştü anlatamam. Güldük de baya ama hep sinirden ve öyle böyle yaşanan aptallıktan. "Sahte meyve tabaklarına benziyor: Biz ona bakıyoruz o bize bakıyor ama yiyemiyoruz. Hoş bu gerçek ama yiyemiyoruz yine de. ><" deyince annemin çözümü "Üzülme ıslatır tavuklara yediririz." oldu. "Bunun yarımını yiyen tavuğun yaşayabileceğini düşünüyor musun, hepsi çöpe. -_-' Ben yapmış olsam bile hiçbir albenisi yok. Sen nasıl yedin anne, delirdin mi?" deyince "Sen ısrar ettin, yemesem üzülecektin." dedi. 🤦‍♀️ Ben zaten minik kurabiye ve minik şekilde yapmıştım. Tatsın istedim ama tuzlu olduğunu bilmiyordum. İlk tepsi de çıkınca normalde tadarım ama tadasım gelmedi, yemek için hep birlikte olmayı bekledim. 😅😅🤦‍♀️ Poşet suçlusu annem. Ve ilk onda patladı. Tuzu seven ben bile o kahveden ötürü
Hayata Dair
“Kadın ve erkek farklılıklarına rağmen eşittirler”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan Kadın ve erkeğin beyin yapısı, ruhsal ve psikolojik yönden birbirlerinden pek çok farklı yönü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ancak iki cinsten birinin diğerinden üstün değil, iki cinsin bir elmanın yarısı gibi bir birini tamamladıklarını söyledi. Üsküdar Üniversitesi Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, son dönemlerde yoğun bir şekilde süregiden kadın-erkek eşitliği konusundaki tartışmalara açıklık getirdi. Tarhan, “Kadın Psikolojisi” isimli kitabında iki cinsi biyolojik ve psikolojik yönleriyle tahlil eden Tarhan, önemli ayrıntılara dikkat çekiyor. Son 10-15 yıldır nörolojik bilimlerdeki devrim ve genetik bilimlerdeki olağanüstü gelişmelerin kadın erkek farklılıklarını yeniden ele almayı zorunlu hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan şu değerlendirmelerde bulunuyor. Kadına biçilen roller yeniden değerlendirilmeli “Birinci önermemiz, kadının biyolojisini göz önüne almadan onun için en uygun olanın tanımlanamayacağı gerçeğidir” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İkincisi, kültürel ve geleneksel aktarımların kadına biçtiği rollerin, günün verilerine göre yeniden tanımlanması gerektiği gerçeği. Üçüncü önermemiz, modernizmin getirdiği sosyokültürel değerlere rağmen ruh sağlığımızdaki olumsuz gidişatın kadın psikolojisi üzerindeki sonuçlarını gözden geçirmek gerekliliği. Dördüncü ise, kadına ikinci sınıf olmayı öneren erkek egemen kültüre karşı, kadın erkek savaşlarını teşvik eden feminizmin yanlışı yanlışla düzeltmeye çalıştığının kanıtlanması” dedi. “Ortalama erkek, ortalama kadından daha üstündür” düşüncesinin Aristoteles’in tezi olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Aynı tez materyalizmin teorisyenlerinden Nietzsche tarafından da savunuldu. “Peki, günümüze gelindiğinde bu durumun alternatifi nedir?
Ya hayır konuş ya da sus
Yunus b. Ubeyd, "Ben, dilini korumada dikkatli olan herkesin, diğer amellerini korumada da öyle dikkatli davrandığını gördüm" demiştir.
Alıntı
Reklam
Reklam