“Fikirlerin kalbe ihtiyacı olmadığını mı sanıyorsunuz? Hayır, fikirler sevgiyle zenginleşir. Düşmüş bir insanı kaldırmak için elinizi uzatın ya da mahvoluyorsa şayet onunla alay etmek yerine acıyla ağlayın. Onu sevin, onda kendinizi hatırlayın ve ona kendinize davrandığınız gibi davranın; o zaman yazdıklarınızı okuyacağım ve önünüzde saygıyla eğileceğim...” dedi tekrar huzur içinde kanepeye uzanarak. “Hırsızı, düşmüş bir kadını tasvir ediyorlar,” dedi, “ama insanı tasvir etmeyi unutuyorlar ya da nasıl tasvir edeceklerini bilmiyorlar. Bu nasıl bir sanat, hangi şiirsel renkleri buldunuz burada? Sefahati, pisliği eleştirin ama lütfen bunu şiir gibi göstermeye çalışmadan yapın.”
"erkekler kadının değerini bilemez, Firdevs. Kendi değerini belirleyen kadındır. Fiyatın yükseldikçe, erkek senin gerçekten değerli olduğunu daha çok kavrar, elindekini avucundakini sana vermeye razı olur. Kendi olanağı yoksa sana vermek için başkasından çalar."
"ama aşık olunca bedenimi, ruhumu, aklımı ve tüm çabamı düşünmeden verdim. Asla bir şey beklemedim. Sahip olduğum her şeyi verdim. Kendimi tüm silahlarımdan, tüm savunmalarımdan arındırarak çırılçıplak kaldım."