Burak Avar

Burak Avar
Gılgamış Destanı
10/10
·176 syf.·
2020 36. kitabı
Gılgamış en güçlü kraldır. Onun gibi güçlü Enkidu ile arkadaş olur. Gılgamış eylemleriyle efsaneleşmek ister. Bir macera sonrasında Enkidu ölür. Gılgamış da ölüm korkusuna kapılır ve ölümsüz yaşam arayışı için yollara düşer. Sonunda efsaneleşme isteği, ölümsüzlük arayışıyla birleşir ve Gılgamış'ın hikayeleri günümüze kadar gelerek ölümsüzleşir. Destanın konusu bu olsa da kitabı okurken; ilk yazıyı bulan Sümerleri tanıyarak onların ve sonrasındaki Mezopotamya uygarlıklarının tanrılarına ve inançlarına tanık oluyorsunuz. Sonrasında bu uygarlıkların çivi yazısı tabletlerini, Asurbanipal ve Ninova Kitaplığı tabletlerini korunmak için olabildiğince çoğaltıldıklarını; aynı zamanda günümüze gelene kadar yığınlar altından farklı uygarlıklara ait farklı bölgelerden toplanan tabletleri ve bu tabletlerin anlamları için yapılan zorlu çeviri çalışmalarını öğrenerek, günümüzdeki inanç öykülerinin detaylı kökenini, yanlış okumalar yapılarak alınıp değiştirilen uygulamaları fark edebiliyorsunuz. (bkz. "Tanrı Kızları", "Büyük Tufan")
Şiir
Gılgamış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20237bin okunma
Reklam
Benjamin Button?
Gılgamış denizci Ur-Şanabi'ye dedi ki: "Ölüm korkusuna birebirdir bu bitki, en yüce sağaltıya kavuşur insan onunla. Büyük-Alanlı-Uruk’a götüreceğim onu, etkisini anlamak için birine yedireceğim, adı ʻgençleşen yaşlı adam' olacak, sonra da kendim yeyip döneceğim ilk gençliğime!"
Şiir
İçkicibaşı Gılgamış'a dedi ki: "Nereye koşuyorsun böyle, Gılgamış? Eline geçmeyecek aradığın yaşam. Tanrılar insanoğlunu yarattıklarında yalnız ölüm oldu ona verdikleri, kendi ellerinde tuttular yaşamı! Karnın dolu olsun yeter Gılgamış, sen ona bak, gece gündüz eğlenmene bak, gününü gün et, keyif sür, çalgılarla gece gündüz gül oyna, hep güzel giysiler olsun üstünde, başın temiz olsun, bedenin yıkanmış olsun, elinden tutan yavruna bak, karın mutluluğu tatsın göğsünde, budur insanoğlunun tek yapacağı."
Şiir
Gılgamış ağız açıp dedi ki Enkidu'ya: “Kim çıkabilir, kardeş, ta göklere dek, orada Tanrılar oturur Şamaş'la birlikte. İnsanoğlunun sayılıdır günleri, yapıp ettikleri bir yel esintisidir ancak. Şimdi sen korkuyorsan ölmekten yiğitliğin, üstünlüğün ne işe yarar? İstersen önün sıra gideyim, ağzın bana seslensin: "İlerle, korkma!" Ardımda sağlam bir ad bırakırım ölürsem, vuruşmaya kalkışmıştı Gılgamış derler Humbaba canavarıyla. Sen yaban yazıda doğup büyüdün, aslanlar arasında yetiştin, anımsa bunu."
Şiir