Ah! Bilge, gerçek bir bilgeymiş
Şunu ilk düşünüp dile getiren:
Dengin dengini bulmasıdır
En büyük mutluluk dünyada.
Emeğiyle yaşayan insan
Evlenmeye kalkmayacak
Paralı, soylu kişilerle.
Solon, krala bir kişinin mutlu insan olarak görülüp görülemeyeceğine ancak o kişi öldükten sonra, yaşadığı hayata bakılarak karar verilebileceğini söyler.
Gılgamış en güçlü kraldır. Onun gibi güçlü Enkidu ile arkadaş olur. Gılgamış eylemleriyle efsaneleşmek ister. Bir macera sonrasında Enkidu ölür. Gılgamış da ölüm korkusuna kapılır ve ölümsüz yaşam arayışı için yollara düşer. Sonunda efsaneleşme isteği, ölümsüzlük arayışıyla birleşir ve Gılgamış'ın hikayeleri günümüze kadar gelerek ölümsüzleşir.
Destanın konusu bu olsa da kitabı okurken; ilk yazıyı bulan Sümerleri tanıyarak onların ve sonrasındaki Mezopotamya uygarlıklarının tanrılarına ve inançlarına tanık oluyorsunuz. Sonrasında bu uygarlıkların çivi yazısı tabletlerini, Asurbanipal ve Ninova Kitaplığı tabletlerini korunmak için olabildiğince çoğaltıldıklarını; aynı zamanda günümüze gelene kadar yığınlar altından farklı uygarlıklara ait farklı bölgelerden toplanan tabletleri ve bu tabletlerin anlamları için yapılan zorlu çeviri çalışmalarını öğrenerek, günümüzdeki inanç öykülerinin detaylı kökenini, yanlış okumalar yapılarak alınıp değiştirilen uygulamaları fark edebiliyorsunuz.
(bkz. "Tanrı Kızları", "Büyük Tufan")
Gılgamış denizci Ur-Şanabi'ye dedi ki:
"Ölüm korkusuna birebirdir bu bitki,
en yüce sağaltıya kavuşur insan onunla.
Büyük-Alanlı-Uruk’a götüreceğim onu,
etkisini anlamak için birine yedireceğim,
adı ʻgençleşen yaşlı adam' olacak,
sonra da kendim yeyip döneceğim ilk gençliğime!"