İnternet bağlantınız hızlı, arabanızı park edecek yer de bulduysanız mutluluğu başka yerde aramayın. Tabi bir de okumak için rahat bir koltuğunuz olsa gerek.
Kitabı elime aldım, ilk cümlesini okudum ve kitabı kapatıp düşünmeye başladım.
"Daha genç ve kırılgan olduğum yaşlarımda..." diye başlıyordu.
Düşündüm, kırılgan olduğum yaşlar ne demek?
Birinin kırılgan olması, çabuk kırılması ve darılması gibi bir anlama gelirdi olsa olsa. Sözcüğün İngilizcesi vulnarable olarak geçiyor, evet bu sözcük Türkçe'ye sık sık kırılgan olarak çevriliyor ama doğrusu kolay etkilenmek anlamındadır. Özellikle de burada öyle. Kime sorarsanız sorun kırılgan ne demek diye kimseden kolay etkilenen diye bir karşılık almazsınız.
"Çok kırılgan bir zamanımdı" gibi bir kullanım yoktur Türkçe'de, ki olsa bile kolay etkilenmek anlamında kullanılmamıştır.
Bir kaç çeviriyi inceledim bu anlamda en iyi çeviriyi Hasan Fehmi Nemli yapmış " daha kolay etkilendigim" diye çevirmiş. Bravo Hasan bey. Aslında vulnarable sözcüğünün bu cümle özelinde karşıladığı sözcük tecrübesiz olarak çevrilebilir daha iyisi deneyimsiz. "Daha genç ve deneyimsiz olduğum yıllarda. ..."
İyi bir çevirmenin görevi kelimeyi görüp motor gibi sözlük karşılığını oraya yapıştırmak değildir, o cümleye uygun düşenini düşünüp bulması beklenir ondan. İşte daha ilk cümlede bununla karşılaşınca bu çeviriye hiç güvenim kalmadı ve ilk cümlede terk ettim.
Çevirilerdeki bu özensizlik beni giderek yerli yazarlara yönlendiriyor.
Ülke de, çoktan atıl ve işlevsiz hâle geldiği hâlde saygın kabul edilen yasa ve gelenekleri yeniden düzenlemeyi teklif eden oğullarını mirasından men ediyordu.