S,C 110, söze başlarken, Tuman’ın Ch’in sülalesine yenilişinden 10 geçti, diyordu. Çin generali Menk T’ien’in Tuman Han’a karşı yaptığı akın, M.Ö. 215 yılında oldu. Bu durumda bazılarına göre Mete, 205 yılında tahta çıkmış olmalıdır. Fakat Çin İmparatoru Katsu ile aynı zamanda yaşamıştı. Bu Çin İmparatoru’nun M.Ö. 206 yılında tahta çıktığını göz önünde tutan bazıları ise, Mete’nin de bu sıra tahtta oturduğunu düşünmüşlerdir. Bu yılda ünlü Çin Generali Meng T’ien ölmüş ve Hunların önünde, Çin’e akın yapabilmek için başka engel kalmamıştı. Şinatori ise Mete’nin tahta çıkışını daha geç tarihlere koymak istemektedir. Ancak sebepleri pek inandırıcı değildir (Wusun, s.114). Mete, doğudaki Tunghu ve batıdaki Yüeci akınlarını tamamladıktan sonra, M.Ö. 202’de Çin’e geldi. Bizce Mete, M.Ö. 209 ile yılları arasında tahtta çıkmış olmalı idi.
Sayfa 163 - Prof. Bahaeddin ÖGEL Türk Tarih Kurumu Cild ½ Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi, 3. Baskı, Ankara 2019 III. BÖLÜM: METE, II METE’NİN HAKANLIĞI.·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sultan Mahmud devrinde Göksu’da Hızır Ağazade Said Bey’in (Ölümü: 1836) gördüğü penbe yüzlü ve fıstıkî feraceli hanım için söylediği şarkı:
.....................................................
Fıstıkı pek başka açmış çeşm-i bâdâmım seni
Mâilerle bir içim su olduğun meşhûr iken
Fıstıkı pek başka açmış çeşm-i bâdâmın seni
O zaman kayıkla yayan sahillerde veya kayıkla derede dolaşan bütün Boğaziçi hanımları için de söylenebilir.
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n'olur takvim sorma bana
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Sultan bahaeddin veled'in"Aşk Müslümanı kafir eder"buyurmasında, şeyh san'a , şeyh Saka ve bunlar gibi Aşkın hor ve hakir ettiği kimselere de işaret vardır.
Bunlar birer Güzide Müslüman iken kazaen birer kafir kızının güzelliğine kapılıp mecazi Aşkın çukuruna yuvarlandılar. Ve neticede Hristiyan oldular ki hikayeleri meşhurdur. Şeyh san'a'ya hidayet-i rabbani erişip yine iman caddesine dönünce, evvela şeyhi küfür uçurumlarına yuvarlayıncaya kadar yüz çevirip nazlanan Mısır Meliki'nin kızının kalbine Allah'ın hikmeti fehin aşk ve muhabbeti düştü. Kız, şeyhe rica ve niyazda bulundu, şeyh kızdan yüz çevirmeye başladı. Kız, şeyhe olan mailinden çaresiz kalıp ona kavuşmanın arzusuyla İslam ile müşerref oldu.
Böylece Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir.