… Ya çok seviyoruz çocuklarımızı ya da tam anlamıyla ilgisiziz… Sevgiyle büyümek, sevgiyi verenin de alanın da karşılıklı hoşnutluğuyla ölçülebilen bir kavram. Neye göre sevmek, nasıl sevmek, kendini tatmin etmek için mi, mutlu etmeye yönelik mi? Kendi korkularını çocuklarının üstünde yok etmeye çalışanlar, katlanılamaz ölçüdeki korumacı tutumlarıyla önce kendileri yaralıyorlar çocuklarını, sevgilerinin kurduğu hâkimiyet kalesiyle tüm sorunları çözdüklerini düşünüyorlar. Ancak sevgisiz ve ilgisiz büyüyen çocukların durumu daha güç ne yazık ki. Keşke, anne-baba okulları olsaydı, nasıl iyi bir anne-baba olunur, öğretilseydi çocuk sahibi olmayı düşünen çiftlere; ama ülkemizde düşünülerek gerçekleştirilen eylemler sonucunda doğmuyor bebekler ve çoğalttığımız ‘keşke’lerle büyüyüp insan olmaya çalışıyorlar. Bizlerse mutsuzlukla beslenen her çocuğun ardından, keşke anne-baba olabilme özelliğini taşımayan insanlar çocuk sahibi olmasalardı, demeyi sürdürüyoruz…