Puan vermedi·208 syf.··
2026 452. kitabı
Sherlock Holmes Dörtlerin İmzası, Sir Arthur Conan Doyle’un efsanevi dehasını geniş kitlelere tanıtan ve sadık dostu Doktor Watson ile ortaklıklarını pekiştiren ikinci ünlü Sherlock Holmes romanıdır. Kayıp bir baba, her yıl postayla gelen gizemli inciler ve Hindistan'daki Agra hazinesinin etrafında dönen karanlık bir ihanet hikayesini konu alır. Holmes'un tümdengelim yöntemini ve analitik zekasını kusursuzca sergilediği bu macera, okuyucuyu Londra'nın sisli sokaklarından Thames Nehri'ndeki dinamik bir takibe kadar sürükleyen, polisiye edebiyatının temel taşlarından biridir.
Sherlock Holmes - Dörtlerin İmzasıArthur Conan Doyle · Ren Yayınları · 201714,7bin okunma
8/10
·344 syf.··
2026 49. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:50
Yirminci Yüzyıl Hayaletleri; konunun içine çeken etkileyici anlatımı, merak ve gizem unsurlarını barındıran öyküleri, neyin gerçeklik neyin rüya, neyin zihnin ürünü olduğuna dair sorgulamaları, paranormal, fantastik ve bilimkurgu ögeleriyle beğendiğim bir kitap oldu. On altı öyküden oluşan kitapta; etkileyici ve sarsıcı hikâyelerden rahatsız eden, anlamı tam olarak yerine oturmayan anlatılara kadar farklı türlerde öyküler yer alıyor. Bir korku hikâyesinin tekinsizliğiyle gerçek hayatta karşılaşan bir editör, öldüğü sinema salonundan ayrılmayan bir hayalet, zorbalığa uğrayan bir çocuğun dev bir böceğe dönüşmesi, farklı formlara sahip insanlar, tuhaf cinayetler, gerçeklik algısının sarsıldığı olaylar, belirsizliğe sürüklenen yaşamlar, karton kolilerin içinden ulaşılan gizemli dünyalar ve ölülerin yazdığı hikâyeler Joe Hill'in etkileyici anlatımıyla bir araya geliyor. En sevdiğim öyküler; En İyi Yeni Korku: Dergi editörü Edward Carroll'ın, kendisine gönderilen rahatsız edici ve sarsıcı Düğme Çocuk öyküsünün yazarının peşine düşmesini ve kendini tekinsiz olayların içinde bulmasını konu alıyor. 20. Yüzyıl Hayaleti: Rosebud Sineması'nda istediği kişilere görünen bir kadın hayaletin hikâyesi, sinema sahibi Alec Sheldon'ın anıları aracılığıyla aktarılıyor. Pop Art: Genetik bir sorun nedeniyle şişme oyuncak görünümünde yaşayan, sürekli zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya olan Arthur Rothe'nin hikâyesi, tek arkadaşının gözünden anlatılıyor. Çekirgenin Şarkısını Duyacaksın: Okula gitmek için uyanan Francis'in kendisini dev bir çekirgeye dönüşmüş halde bulmasını anlatan, son derece rahatsız edici ve mide kaldıran bir öykü. Abraham'ın Oğulları: Sert ve zalim bir baba olan Abraham Van Helsing'in mesleği ile oğullarına karşı tutumu arasındaki sırları ortaya çıkarıyor. Siyah
20. Yüzyıl HayaletleriJoe Hill · İthaki Yayınları · 20265 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazı Yasların Bahçesi Var
Puan vermedi·208 syf.··
2026 42. kitabı
Bazı kitaplar ölümü anlatır, bazıları ise geride kalanların sessizliğini. Bahçıvan ve Ölüm ikinci türden bir kitap. Bir babanın ardından tutulan yasın içinde hafızaya, çocukluğa ve sevginin kalıcılığına dair çok dokunaklı bir yolculuk. Yazar hüzünden çok sevgi anlatmış, çünkü acısının büyüklüğü babasına duyduğu sevginin büyüklüğünden kaynaklanıyor. Kaybın insanın içindeki boşluğu nasıl büyüttüğünü ama aynı zamanda alınlarını nasıl da canlı hale getirdiğini etkileyici şekilde gösteriyor kitap boyunca. Ölüm bir son olmaktan çok geride kalanların zihninde yeni bir varoluş biçimine dönüşüyor. Bu yüzden beni en çok, "Bir insan gerçekten ne zaman ölür?" sorusuna itti. Belki de bir insan, onu son hatırlayan kişi kişi sustuğunda ölüyordur... Sade, derin dile sahip, kişisel bir yas hikayesini evrensel bir deneyimine dönüştürdü. Bitirdiğinizde hüzünleniyorsunuz ama aynı zamanda sevdiklerimizi yaşatan şeyin anılar olduğuna bir kez daha inanıyorsunuz.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 387. kitabı
Hakan Günday’ın yer altı edebiyatının sarsıcı ve ödüllü zirve noktalarından biri olan eseri Daha, insan kaçakçılığı gibi karanlık ve trajik bir küresel meseleyi, dokuz yaşındaki bir çocuğun gözünden ve onun canavarlaşıp büyüme hikayesi üzerinden anlatıyor. Kitabın baş kahramanı Gazâ, Ege kıyısında babası Kaptan’ın göçmen kaçakçılığı ağının tam ortasında büyür. Daha çocuk yaşta göçmenlerin dramına, ölümlerine, saklandıkları depolara tanıklık etmekle kalmaz; babasının baskısı ve manipülasyonuyla bu sistemin acımasız bir çarkına, hatta bir işkenceciye dönüşür. Yazar, Gazâ'nın masumiyetini kaybedişini ve bir suç dehasına dönüşme sürecini, felsefi derinlik ve psikolojik tahlillerle harmanlayarak işler. Hakan Günday'ın o kendine has, tokat gibi çarpan, sert ve ödün vermeyen dili, okuyucuyu insan doğasının en karanlık dehlizlerine götürür. "Daha" sadece göçmen krizine değil; iktidar hırsına, baba-oğul ilişkilerine, vicdanın sınırlarına ve insanlığın bittiği o gri alana dair yazılmış, okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkılamayacak modern bir başyapıttır.
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma
Puan vermedi
... Merhaba... Sırlarla dolu bir kitabevine girmeye hazır mısın? Yalnızlar Odası & Nehir Güzel @_nehir.gzl Kitabevine gelen gizemli bir genç... Kitaplarına sığınan yalnız ve umutsuz bir adam... Hüzün dolu aşklar... Olayların peşini bırakmayan bir komiser ve kayıp iki kadın... ●● Yazarın kaleminden okuduğum üçüncü kitap oldu devam kitabının geliyor müjdesi mutlu etti beni. ●● Sabit annesinin yeniden evlenmesiyle üvey baba evinde büyür, yalnızlığı onu kitaplara yöneltir, annesinden kalan dükkanı kitabevi, merdivenle çıktığı üst kat yirmi yıldır yalnızlığının tanığı dünyasıdır, Kimim ben sorusu zihninden hiç gitmeyen hele son zamanlarda bu soruya yeterli cevap bulamayan yapayalnız bir insan portresi var karşımızda. Bir gün ünv.ögrencisi Semih' in gelmesi ve kitabevinde çalışmaya başlaması bu iki insanı ortak bir bağla birbirine bağlar. Semih' in kız arkadaşı Pelin' in onunla ilgili gerçeklerin hiç de anlattıgı gibi olmadığını öğrenmesiyle olaylar farklı bir yöne evrilir. Kitabevinden alışveriş ettiği tesbit edilen iki kadının kayıp olmasıyla komiser Haluk olayı araştırmaya başlar, ipuçları, yarım kalmış hayatlar, kırık kalpler, bir katil var ama... Acaba komiserin ulaştığı sonuç ne kadar gerçek? Kitap yalnızca bir polisiye kurgu değil, karakterlerin iç dünyalarına da odaklanarak onları geçmişleriyle de tanıtıyor okura. ●●
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202613 okunma
8/10
·256 syf.··
2026 180. kitabı
Nisa #okudumbitti Bazı kitaplar yalnızca bir hayatı anlatmaz; pek çok kadının sustuğu, içine attığı ve tek başına aşmaya çalıştığı şeylere de ses olur. Nisa benim için tam olarak böyle bir romandı. Sivas’ın Pusat köyünde başlayan ve İstanbul’un birbirinden bambaşka semtlerine uzanan bu hikâyede, Hayrünnisa’nın yıllar içindeki değişimine tanıklık ediyoruz. Daha on üç yaşındayken adındaki yükü sıyırıp kendine “Nisa” diyen bu güçlü karakter; ailesinin, toplumun ve evliliğin ona çizdiği sınırların içinde kaybolmamaya çalışıyor. Hayat onu defalarca yoruyor, yaralıyor, hatta zaman zaman karanlığın tam ortasında bırakıyor. Ama Nisa’nın içinde, ne olursa olsun yeniden doğrulmasını sağlayan çok güçlü bir yaşama inadı var. Okurken en çok etkilendiğim şey, Nisa’nın başına gelenler karşısında yalnızca acıya tutunmaması oldu. Her düştüğünde kendine “Peki şimdi ne yapabilirim?” diye sorarak yoluna devam etmesi, romanın ruhunu oluşturan en kıymetli ayrıntılardan biriydi. Çünkü bazen hayatı değiştiren şey büyük cevaplar değil, insanın kendisine sormaya cesaret ettiği doğru bir soru oluyor. Kendi söküğünü dikerek başlayan yolculuğunun “Hırka Ören Kadınlar” atölyesine dönüşmesi ise beni ayrıca duygulandırdı. Bir ipliğin başka bir iplikle birleşmesi gibi, yalnız bırakılmış kadınların da birbirlerine güç vererek yeniden hayata karışmaları çok güzel anlatılmıştı. Nisa yalnızca kendini ayağa kaldırmıyor; elini başka kadınlara da uzatıyor. Romanda anneliğin gücü, baba sevgisinin bir kız çocuğunun ruhunda bıraktığı iz, kardeşlik, dostluk, ekonomik özgürlük ve kadın olmanın görünmeyen yükleri çok samimi bir şekilde işlenmiş. Bazı sayfalarda içim ağırlaştı, bazı sayfalarda ise Nisa’nın direncine hayran kaldım. Acının içinden umudu çıkaran, yaralarını saklamak yerine onlardan yeni bir hayat
NisaFiliz Aygündüz · Doğan Kitap · 20269 okunma