Beril

Toprak’la bağlantımı fiziksel olarak çoktan koparmıştım. Ancak asıl kopuş, kalbimde ve zihnimde kök salan kabullenme halini aşmamla başlamıştı. Onunla aramızdaki mesafe değildi beni ondan koparan. Aramızdaki yaş farkı hiç değildi. Ne farklı şehirlerde kurduğumuz hayatlar, ne mesleklerimiz ne de dünyaya bakışımız…Hiçbiri değildi.Bunlar nadiren kesişen ama birbirine ait olduğunu derinden hisseden iki ruhun birbirinden ayrışması için geçerli sebepler değildi.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Reklam
Bana sarılırken, “Bu gece Utah’tan bizi ara” dedi. Ona şöyle diyen bir bakış attım: Eğer hayatta kalırsam, eğer sana dönersem artık şu saçmalığı bırakıp biz olalım. O da bana şöyle bir bakış attı: Eğer gerçekten isteseydin şu an da biz olabilirdik. Bakışlarım buna karşılık vermedi.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Bazen düşüş, vazgeçiş ve sızışla sonuçlanır. Bazen söz konusu şahıs acımasız ve sert olabilir. Yani kapıyı çaldığında aşk beyinsizce teslim olmak yeterli değildir, bazen peşinden gelen gelecekteki günlerin de hesaba katılması gerekir. Hala gelecekte olan geleceğin hesaba katılması gerekir. Gelecek, ki hep başkalarıdır, hep başkalarından gelir. Dolu yağışı gibi insanın tepesine iner. Aşk, olsa olsa bir fırtına gibidir.
Sayfa 37·Kitabı okudu
İçinde bulunduğum anın tadını değdirdim dilime.Buruktu. Yine de kendimi geçmişi hatırlamamaya koşullamıştım. O, bana ait olmayan ve bu yüzden vazgeçtiğim bambaşka bir dünyaydı çünkü. Özlemeye hakkım yoktu. Özlememe gerek yoktu.
Sayfa 315·Kitabı okudu
Oysa kaybolandan geriye tek kalan, dünü, bugünü ve yarını yutup yok etmeye yeminli, devasa bir şüpheler girdabıdır. Bu girdabın laneti bir kez dile geldi mi sadece giden değil, kalanlar da kayıplara karışır. Dün bile ihanete teşnedir, kalleştir, yalancının dik alasıdır. Durmadan şekil değiştirir ve her tahayyülde yeni baştan yazılır. Akı karadan, hakikatı yalandan ayıramaz hale gelirsin, etrafın tekinsiz gölgeler tarafından kuşatılır. Kalbin ağırlaşır, nefesin daralır. Sen kaybın karanlığını aydınlatacağına, kayıp seni kendi karanlığına çekip alır. İşte bu yüzden, feci bir sondan daha fecidir sonlanamadan gözden kaybolmuş, yarım hikayeler. Birini kaybetmemiş, aramamış, dönüp dönmeyeceğini bilmeden umarsızca beklememişler, bu ıstırabın ne demek olduğunu bilemezler.
Sayfa 265·Kitabı okudu
Reklam