Bir çift öküz yetermi aha Memmet Emmi Böyle baca tüter mi deha memmet Emmi
Baca eğri de olsa duman doğru çı- kar: Yaradılıştan iyi ve doğru olan kim- se, ne denli elverişsiz ortam içinde bu- lunursa bulunsun niteliğini yitirmez.
Atasözü
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kureyş’in o meşhur yaz ve kış kervanları, aslında sadece ticari birer organizasyon değil, dönemin Orta Doğu jeopolitiğini okuyan ve yönlendiren devasa birer istihbarat ve diplomasi ağıydı. Bu sistemin kurumsal temeli olan İlaf (güvenlikli ortaklık) mekanizması, Mekke’yi çölün ortasında izole bir yerleşim yeri olmaktan çıkarıp küresel aktörlerin dengelendiği bir merkez üssü haline getirdi. Bu sistemin kabileler arası diplomasiyi ve bölge dışı istihbaratı nasıl işlettiğini anlamak için mekanizmanın çalışma prensiplerine yakından bakmak gerekiyor. Mekke’den çıkan bir kervanın Suriye’ye ya da Yemen’e ulaşabilmesi için yollarını kestikleri yüzlerce göçebe Bedevi kabilesinin topraklarından güvenle geçmesi gerekiyordu. Kureyş bunu kaba kuvvetle değil, dâhice bir diplomatik-ekonomik modelle çözdü. Haşim bin Abdümenaf ve kardeşlerinin geliştirdiği bu modelde, güzergah üzerindeki kabile reislerine sadece "geçiş ücreti" (baca) ödenmiyordu. Kureyş, bu kabilelerin mallarını kervana katıyor, onları Mekke ve dış pazarlarda satıp kârını kuruşu kuruşuna kabile reislerine teslim ediyordu. Bu durum, çöldeki savaşçı kabileleri kervanın güvenliğini sağlayan birer doğal "hissedar" ve koruyucu haline getirdi. Ekonomik bağlar güçlendikçe, Kureyş kabileler arasındaki kan davalarında ve arazi ihtilaflarında arabulucu oldu. Mekke'nin kutsal alan (Harem) statüsü bu diplomatik kredibiliteyi pekiştirirken, kervanlar da bu barış ortamının sürekliliğini denetleyen mobil diplomatik heyetler gibi çalıştı. Kureyş’in dört büyük lideri (Haşim, Abdüşşems, Muttalib ve Nevfel) sadece çöl kabileleriyle değil, dönemin süper güçleriyle de bizzat masaya oturdu. Haşim Bizans’tan, Abdüşşems Habeşistan’dan, Nevfel ise Sasani hanedanından ticari imtiyaz ve güvenlik garantileri (eman) kopardı. Bu uluslararası
1000Kitap
Vaziyet
Ben iğdenin gümüş aydınlığında duruyorum çoktandır bir yanım karanlık. Biraz uzaktan bakınca: İki baca, sanki kurum bağlamış Uzansa da birbirine, alevi değmiyor artık. BİRHAN KESKİN - Ba
Şiir
ÖPÜP ÖPÜP MÜHÜRLEDİĞİM
uykulara sardığım düğüm düğüm çözdüğüm çocuk düş’üm ortalık yerde yalın ayak serde büyümeyen bebek düşlerimi de çuvala kattın sudan çıkmış pulsuz balığı bıraktın ardın sıra büyümeyen bebek öpüp öpüp mühürlediğim düşlere katık geceye ay dili lal dudağı bal serçe yarim ilmek ilmek ördüm geveze bülbül gibi söktüm yerine toz bulut kondurmadım ayan oldu unuttun gayrı düşlerime uğramaz kapı baca açmaz oldun ayrılık ağır ökçe sırtı deler geçer tülden kalını taşıyamaz ölümü arar oldum özlemde vurur öpüp öpüp mühürlediğim Sibel Karagöz #sibelkaragözşiirleri #sibel_karagoz
Astsubay marşı
Şşt geliyor, şşt geliyor Bak kim geliyor, bak kim geliyor Attığını vuruyor, attığını vuruyor Dağı taşı deliyor, dağı taşı deliyor Kim lan bunlar? Kim lan bunlar? Canavar bunlar! Hey! Kaplan bunlar! Hey! Aslan bunlar! Hey! Geliyor Astsubaylar! Geliyorlar Komandolar! Olacaksan Astsubay ol! Küt küt vurur hiç vurulmaz! Kiremitten baca olmaz Her adamdan astsubay olmaz