Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı
Puan vermedi·375 syf.··
2026 4. kitabı
Yazarın uzun yıllardır merak ettiğim ancak eksik okumalarımı tamamlama ihtiyacım sebebiyle sıranın ancak geldiği eseriydi. Konusu da kurgusu da bence oldukça başarılıydı. Eserin en sevdiğim özelliği laf kalabalığının olmaması, eserde yer alan her bir cümlenin bir sebeple sarf edilmiş olmasıydı, bu yönüyle biraz Yaşar Kemal, Fakir Baykurt havası verdi. Yer yer gerçekten duygulandırdı. Naçizane tam not verdim. Emir, Afganistan'da zengin bir tüccarın oğludur. Babası oldukça maskulen ve cesur bir adamken çok sevdiği karısının doğururken öldüğü oğlu sümsük bir çocuktur. Ailenin hizmetlisi Hasan'la süt kardeşidir ve aynı yaşlardadır. Hasan Afganistan'da ikincil bir millet olan ve ırkçılığa maruz kalan Hazara kavmine mensuptur. Asef isimli ırkçı çocuk baş düşmanıdır ve bir seferinde Hasan ona yem olmaktan sapanıyla gözünü çıkarmakla tehdit ederek kurtulur. Hasan'ın babası engelli bir adamdır, annesi dillere destan güzellikte bir kadındır ancak çocuk doğar doğmaz onu terk edip gezici bir tiyatro kumpanyasıyla kaçar. Emir ve Hasan'ın arkadaşlıkları dillere destandır. Eser de adını Hasan'ın yarışmalarda kopup düşen uçurtmaların yerini mükemmel tahmin ederek geri getirmesinden almıştır. Mahallenin zorba çocukları uçurtma yarışmasında finale kalan uçurtmayı getirmek için koşan Hasan'ı sıkıştırıp tecavüz eder ve bizim sümsük yardım etmek yerine kenara çekilip izler, üstüne üstlük çocuktan duyduğu mahcubiyetle yaranmak yerine gözüne göründükçe aklına gelmesinden kurtulmak için kendi eşyalarını ve bir miktar parayı sanki Hasan çalmış süsü vererek onun odasına bırakır ve babası ile Hasan'ın evden ayrılıp Hazaracad isimli Hazara yerleşim bölgesine göçmesine sebep olur. Sonrasında savaş çıkar, Rusya Afganistan'ı işgal eder ve babasıyla Emir Amerika'ya kaçar. Babası bu kaçış yolunda
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
Öteki Şeylerin Tarihi
Puan vermedi·312 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 16:33
Merhaba sevgili kitapseverler. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki serbest bir okuma istiyorum ne okumalıyım sorusunun cevabı bu kitap. Ansiklopedik bilgiler öğrenip biraz da okuma anlamında rahat bir okuma yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Kitaptan farklı şeyler öğrendim. Baca Temizleyen Çocuklar, bazı çizgi filmlerin perde arkası gibi. Açıkçası beni çok etkiledi. Birçok deyimin nereden geldiğini öğrendim. Bazen şaşırdım bazen bilgim pekişti. Dili gayet açık ve anlaşılır. Sema Soykan’ı tanımak adına iyi bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum. Devamı gelecek. Kitaplarla kalın.
Öteki Şeylerin TarihiSema Soykan · Alfa Yayınları · 0577 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 02:21
Beni dehşete düşüreceğinden habersiz okuduğum sürpriz bir kitaptı gerçekten:) kurguyla gerçeğin harmanlandığı içinde bolca psikoloji, felsefe ve önemli isimleri bulunduran çokça bilgiye yer veren bir şaheser resmen. Bilgiyle dolu diyorum ama gözünüz korkmasın su gibi akıp gidiyor hatta uyutmuyor bile diyebilirim:)) İçinizde bastırdığınız ve takıntılı olduğunuz duygular olduğunu düşünüyorsanız, sıkışmış, hayata karşı bir anlam ve özgürlük arayışı içindeyseniz, ikilemlerinizle hayata sığamıyorsanız okurken yolunuza ışık tutacak kitaplardan biri. Kitabı okudukça ara ara elinizden bırakıp kitapta geçen “baca temizliği” metodunu uygularken bulabilirsiniz kendinizi. Uygulamanızı da tavsiye ederim bir bakıma iyileştirici bir kitaptı benim için. Kesinlikle her okurun kitaplığında bulunması ve okunması gereken kitaplardan biri.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Puan vermedi·416 syf.·
2026 8. kitabı
Eveeet 1000Kitap arkadaşlarım, merhabalar merhabalar! Bu sefer elimden düşüremeden okuduğum, kapağını kapattıktan sonra bile zihnimde dönüp duran bir kitapla geldim. Hem okudum, hem düşündüm, hem de biraz kendime yakalandım diyebilirim. Hazırsanız yorumuma giriyorum… ve biraz ciddileşiyorum. :) Bu kitapta beni en çok etkileyen şey iki zeki adamın görünmeyen bir satranç oyunu oynamasıydı. Josef Breuer, Nietzsche’yi iyileştirdiğini sanarken aslında kendi bastırdığı duyguların içine çekiliyor. Nietzsche ise hasta ve kırılgan görünmesine rağmen zihinsel olarak inanılmaz güçlü; adeta hamle üstüne hamle yapıyor. Bir noktadan sonra “Doktor kim, hasta kim?” sorusu kafamın içinde dönmeye başladı. Roller öyle ince değişiyor ki fark ettiğinde çoktan hikâyenin içine çekilmiş oluyorsun. Nietzsche’yi yalnız, acı çeken ama dimdik duran bir adam olarak görüyoruz. Breuer ise dışarıdan güçlü, saygın ve düzenli… Ama iç dünyasında fırtınalar kopuyor. Konuşmalar ilerledikçe anlıyorsun ki insan başkasını iyileştirmeye çalışırken en çok kendi yarasına dokunuyor. Kitapta geçen baca temizleme metaforu da tam olarak bunu anlatıyor. İçimizde biriken isleri, bastırdığımız duyguları, konuşmadığımız acıları temizlemeden nefes almak zor. İnsan arada kendi bacasını da temizlemeli. Bu romanı okurken ister istemez Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü de düşündüm. Zaten kitap o sinyali size veriyor. Orada anlatılan güçlü, kendini aşmaya çalışan insan fikrinin arkasındaki yalnızlığı ve mücadeleyi burada daha net hissediyorsun. Sanki fikirlerin arkasındaki insanı tanımış gibi oluyorsun. Bu roman bana şunu düşündürdü: Güçlü görünmek başka, gerçekten güçlü olmak başka. Asıl cesaret kendi karanlığınla yüzleşebilmekte. Okurken sık sık kendime yakalandım. Hepimiz biraz kaçıyoruz bazı şeylerden. Ama bir gün oturup
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 284. kitabı
İsmiyle müsemma karanlık bir atmosfer. Bazı bölümler mensur şiir. Bazı bölümler de baca temizleme operasyonları. Örtük de olsa yer yer siyasi ve toplumsal eleştiri var. Sait Faik'e selam da. Malum soruya haddimi aşarak cevap vereyim: Hayır, bunları yazmakla çıldırmaktan kurtulunmaz. İnsan bunları yazmakla da çıldırmaz. Binaenaleyh tanrılar çıldırmış değildir!
Edebiyat
GeceBilge Karasu · Metis Yayınları · 20202,845 okunma
9/10
·256 syf.··
2026 45. kitabı
...çocukluğumun önemli bir mecrasıdır trenler. adana'dan pozantı'ya seyahat söz konusu olunca ulaşım aracının tren olması hususunda kardeşimle aramızda, ender koalisyonlarından biri resen kurulmuş olurdu. o yıllarda bana sorulsaydı bir ev nasıl olmalı, kesinlikle vagonları ev yapmalıyız! derdim. üstüne çatı, bir de pastel boyalarla çizdiğimiz baca ve dumandan olunca, yeter de artardı bile! bu hatıraların mirası ile yöneldim agatha christie'nin doğu ekspresinde cinayet adlı kitabına. yazarın kitaplarından okuduğum ilkiydi, belki sırf bu yönelimlerimden dolayı beklentimi karşılamadı. ama bu bana has bir durum olabilir. kitap oldukça sade bir dille yazılmış. vagonlardan birinde geçen cinayet gizemini cözmeye çalışırken size tahmin fırsatı da veriyor bunu yaparken de tren raylarina has dolambaçlardan dolandırmardan anlatım tekniklerine girmeden yalın bir biçimde yapıyor. baş karakter pariot, yine dedektiflerden beklenen keskin zekadan sekanslar sunuyor. holmes ve başkomiser nevzat hayranları buraya bir bakabilir. mutlaka birşeyler bulacaklardır. Agatha Christie
1000Kitap
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma