İnsan olarak bir çok gereksinimlerle doğarız. Bu gereksinimlerden biri bağımlı olmak, diğeri bağımsız olmaktır. Bu iki gereksinim birbirine iki zit kutup  oluşturur. Bağımlı olmak kutbunda insan aileye, derneğe, spor kulübüne, dine, millete, bayrağa ait olmak ister. Bağımsız olmak kutbunda ise birey olarak tüm bağdan uzak, kendisi olarak var olmak ister. 
Zeminler ortak olmadığı sürece birbirimizi anlayamayız. O nedenle çocuğunuzla konuşurken bir de çocuğunuzun gözüyle; eşinizle konuşurken bir de eşinizin gözüyle; yöneticinizle konuşurken bir de yöneticinizin gözüyle olaya bakarsanız daha rahat anlaşırsınız.
Büyük şeylere küçük adımlarla ulaşılır. Ve insan, bedenine ve dünyayı hapsedilmiştir; taştan bir hücrede gibidir. Çevresindeki pek çok küçük şeyi fark ettikten sonra özgürlüğüne kavuşabilir. Azlık çokluğunun özüdür.