Aciz kaldım zâlim nefsin elinden,
Şol dünyanın lezzetine doyamaz,
Eğnine almıştır gaflet gömleğin,
Ömrün gelip geçtiğini bilemez.
İlâhi gaflet gömleğini giyene,
Müslüman dermisin nefse uyana,
Kazanıp kazanıp verir ziyana,
Hak yolunda bir pula kıyamaz.
Sağlığında âyet hadis nesine,
Son deminde muhtaç olur sesine
İletip koyacaklar makberesine,
Oğlum kızım malım kaldı diyemez.
İlâhi miskince âdem oğlanı,
Varıp tutmaz bir Mürşidin elini,
Helal haram kazandığı malını,
Ele nasib eder kendi yiyemez.
İlâhi gafletten uyar gözümü,
Dergâhında kara etme yüzümü,
Yûnus eydür gelin tutun sözümü,
Dünya seven ahireti bulamaz.
Bağırmak istiyordu bazen, "Üzülecekseniz üzülün doğru dürüst kızacaksanız kızın!" Bunu yapmıyorsa derdini anlamayacaklarını bildiği için yapmıyordu. Ne zordu umurunda olmadığını anlatmak onlara. Her şey bu kadar mı ters anlaşılırdı! Umurumda değil sözünü nasıl oluyorda umurumda diye anlıyorlardı.
Çıldıracak gibi oluyordu her seferinde. Yok yok, kesin başka türlü çalışıyordu bu büyüklerin kafası