9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:30
Yüreğime hiç bu kadar dokunmamıştı bir kitap, son zamanlarda, hiç bir kitap hiç bu kadar içime işlememişti... Hiçbir kitapta yoktu eşyalarla konuşan bir çocuk, tabii ki tanıdıktı çocuklukta tatili simgeleyen bahar, tabii ki bana da aşina ilk aşk heyecanı. Ama hiç bir kitapta yoktu annesinin kendisinden çok babasına düşkünlüğünü kıskanan bir çocuk...çocuğunun üstüne düşemeyen bir annenin trajedisi yoktu. Ne acıydı bir kadının sakladığı resme bakarak gizli gizli ağlamasının sebebini öğrenmek...Ne kadar güzeldi Aydın'la devrim heyecanı... dünyayı değiştirebileceğini hatırlamak, bir o kadar acı, artık senin dünyayı değil ama dünyanın seni değiştirdiğinin farkına varmak... Her bir sözcük için sonsuz kez teşekkürler Esra Kahya... Kalemine sağlık diyeceğim ama kelimeler sanki kalemden değil kalpten dökülmüş gibi...
Edebiyat & Roman
Tepsideki MelekEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2025197 okunma
Açılan yaramı sara bir çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
2026 27. kitabı
İncelememe eser ile aramızdaki uzak mesafe sorunu ile açıklamak istedim eseri bir çok defa sosyal medya platformlarında görmüştüm ve her almak istediğimde ya yoktu ya da almayı unutuyordum.Geçenlerde bir arkadaşımın paylaşımıyla kitabın muhabbet muhaciri Saadettin Ökten’in memlekete geleceğini gördüm alıp kaydettim ve gitme planlaması yaptım bir arkadaşımla,daha sonra o gün işten eve gelince tamamen unutmuşum ve benim gideceğimden hiç haberi olmayan başka bir arkadaşımın beni arayışıyla hani nerdesin daha gelmedin mi sorusuyla hayret ettim ve diğer arkadaşımla apar topar gittik.Ne diyeyim bu hitaba hayret edip kaldım ve hayret seviyemiz muhabbetle hayranlığa dönüştü.Bu serüven ile uzak mesafe ilişkimiz son buldu çünkü kitap için bir stand kurulmuştu ve ordan bana ben burdayım diye sesleniyordu. Demek atalarımızın dediği gözden uzak olan gönülden uzak sözü muhabbet sevdalısına mukabil bir söz olmayıp Kalbin mesafesine göz değil gönül karar verirmiş . Eserin ismi hep dikkatimi çekmişti Ve ismin Aşık Reyhani’nin bir dizesine ait olduğunu öğrendim. “Bahar gelsin şu dağlara gideyim Belki derdimize çare bir çiçek Toplayıp devşirip harman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek” Kalbteki iman tohumunun sonucudur bir çiçek. Hem eserin hem yazarın n/için derdimize bir çiçek sorusunun hitabının muhabbetini dinledik… Eser kıymetli insanların yol gösterici düşünceleri ile insanların hayat sahnelerindeki rollerini yönetmenin direktiflerine uyarak rolün hakkını verebileceklerini hatırlatıp ele alınan içerikleri günlük hayatta kullandığımız kelimelerle ama farklı bağlamlarla anlatarak insanlara reçetesi olan teselli şurubunun tadının acı olmasının bir gereklilik olup sonucunun bir şifa olacağını sunuyor. Teselli arayışın kimi zaman bir büyüğün sözünde kimi zaman bir kitabın
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025957 okunma
Reklam
Biz birbirimizi yaralarımızdan tanıyoruz.
Puan vermedi·116 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 02:05
Melisa Kesmez’in son romanı Çiçeklenmeler’i minicik bir novella, hatta belki bir uzun öykü. Çağdaş öykü yazarlarının sevilen isimlerinden Melisa Kesmez, eserlerindeki kendine has üslubu ve huzur veren anlatımıyla birçok okuyucunun radarına girmeyi başardı sanırım. Benim kendisinden okuduğum üçüncü kitabı. Nohut Oda, Bazen Bahar ve Çiçeklenmeler. Üç kitabını da severek okudum ama Çiçeklenmelerdeki bazı yerler zorlama gibi geldi bana belki beklentileri şaşkınlığa uğratmak adına böyle bir yolu denedi yazarımız bilemiyorum. Bakalım sizler okunca ne düşüneceksiniz? :) Roman, Türkan’ın eşini kaybedişi ile dünyadaki biricik oluşuyla karşılaşmasına vurgu yaparak başlıyor. Vedalaşması sürerken aslında anlıyoruz ki... Hayatın tekdüze akıp gidişi içinde hayallerini usul usul yitirdiğini fark etmeyen, aşkın neye benzediğini unutan, bir adada tek başınaymış gibi yaşamayı benliğinin parçası olarak kabullenen, neyi beklediğini tam olarak bilmeden yıllarca bekleyen bir kadının hikâyesi... Türkan, Orhan’la yıllarını sessizlik içinde geçirdiği o evi kapatıp, kapısını ardından çektikten sonra şöyle bir cümle geçiyor aklından: “Bu eski evde bir sürü şey oldu. Ve aslında hiçbir şey.” Onunla birlikte biz okuyucular da o sessizlikte geçen anılarımızın yasını tutuyoruz. Eksik kalmışlık hissini kendi derinlerimizden duyuyoruz. Yaşamaya başlamak için ölümleri beklemek iyi bir fikir olmasa da çok güçlü bir ateşleyicidir çoğu zaman. Aynı yerden yara alanlar birbirlerini yaralarından tanıyor sanırım. Kendi yaralarınızdan çokça iz bulacağınız bir tarafı da var Çiçeklenmelerin. Aşağıya birkaç alıntı bırakıp size keyifli okumalar dileyeyim sevgili okurlar. “Kahve yapmak bana hâlâ dünyaya etki ettiğimi hatırlatıyordu. Dokunduğum bir şeyi değiştirebildiğimi, yok olmadığımı, yeryüzünden gidenin ben
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
10/10
·647 syf.··
2024 13. kitabı
güller ve dikenler sarayı serisinin 2. kitabıdır sis ve öfke sarayı. adından da anlayabileceğimiz gibi evrenin başka bir kapısını aralıyor bize. ilk kitapta okuduğumuz insan ve bahar diyarlarından sonra 3. bir yer olan gece sarayına ve diğer sarayların da neye benzediklerini az çok anlayabileceğimiz bir kitap. ana konu gelen bir savaş olduğu ve buna karşı cephenin oluşturularak güçlendirilmesi çabası. ama kim tarafından? beklentilerimizi ters köşe yaparak evreni çok güzel bir şekilde genişletmişler. yeni bir çok karakter ve yer giriyor hikayeye ve hiç biri de sadece yan karakter olarak kalmayacak kadar önemli kendi hikayeleri olan karakterler. bence bunu yazarken yazar, belirli bir hikaye ve tek ana karakter güçlü diğerleri önemsiz gibi göstererek ilerlemektense yan karakterlerin de hikayelerini güçlendirerek her şeyi tek başına başaran ana karakterden çıkarıp bir ekip işine çevirmiş ki bu kitabı sevmemdeki en önemli etken. amren, mor, cassian ve azrielin hikayeleri -özellikle mor- oldukça etkiledi beni. feyre-tamlin ve rhysand arasında üçlü bir aşk girdabına dönmesinden çok çekinmiştim kitabın ilk başlarında okurken ama rhys ile feyre'nin dinamiği gerçekten tamlin - feyre arasındaki dinamiğin üzerine geçti. ilk kitaptaki aşk vari duygular bu kitapta bana stockholm sendromu olduğu gibi bir izlenime kapılmama sebep oldu. çünkü tamlin her açıdan feyre'yi yanlız bırakıp sadece bir yan karakter olmaya zorladı ilk bölümde ki bu durumdan oldukça nefret ettim. rhys ile olan ilişkileri ise, daha güçlü daha denk ve saygılı gibi geldi. (bunu tabi yazarın büyük başarısı olarak görüyorum orası ayrı bir konu. ilk kitaptan başka bir noktaya evirtmek ve bunu bu kadar başarılı yapmak kesinlikle güçlü bir kalemin başarısı.) diğer yandan, siyasi oyunları oldukça güzel bir şekilde
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,668 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 00:16
Boyun Eğmeyen Kadınlar, ilham veren hikâyeleriyle beni etkileyen ve keyifle okuduğum bir kitaptı. Bahar Eriş, kendi yolunu çizen, zorluklara rağmen vazgeçmeyen kadınların yaşamlarından kesitleri samimi ve akıcı bir dille anlatıyor. Her hikâye; cesaret, azim ve umut üzerine yeniden düşünmeyi sağlıyor. Kitabı okurken insan, kendi içindeki gücü hatırlıyor ve hayallerinin peşinden gitmek için motive oluyor. Özellikle gerçek yaşam öykülerinden ilham almayı sevenlere ve güçlü kadınların iz bırakan mücadelelerini okumaktan hoşlananlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Boyun Eğmeyen KadınlarBahar Eriş · Alfa Yayınları · 2025320 okunma
Diablo' nun Günlüğü
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Sevgili Bahar' ın 19 öyküden oluşan Diablo' nun günlüğü adlı kitabında korkuyu, gerilimi ve Fantastik ögeleri başarılı şekilde harmanlayarak okurlara sarsıcı hikayeler sunuyor. Her öyküsünde duyguları hissettirerek okuyucuya geçiriyor. İntiharı, cinayeti, hayal alemlerini, hüznü bir arada bulabileceğiniz kitabın Fakir Baykut Öykü ödülünü Hak ederek aldığını görüyoruz. Yolu açık olsun.
Edebiyat
Diablo'nun GünlüğüBahar Yaka · Edebiyatist Yayınevi · 201822 okunma
Reklam
Reklam