Okuduğum kitaplarda karakterleri tanıyormuşum gibi hissettiysem (ki bu kitapta hissettim) ve sonra onlardan bir daha haber alamayacak olmanın hüznüyle vedalaşırım kitapla. Bilinç akışı yöntemini asla yormadan ve gerçekçi bir şekilde gördüğümüz kitapta Ferit karakterinin iç dünyasına dalıyoruz. Özellikle bazı yazarları öne çıkaran her bir karekterin her bir cümlesinin nevi şahsına münhasır oluşu bu kitapta da yoğun şekilde hissettiğim avantajlardan biri oldu. Aynı zamanda hiçbir karakter için ne iyi ne de saf kötü diyemeyeceğim için de gerçek insan profilleri görmek okuma zevkimi yükseltti. Sonlara doğru olayın spiritüel bağlantılara geçişi biraz beni hayal kırıklığına uğratsa da kitabı bitirince bu hayal kırıklığı da yerini memnuniyete bırakmayı başardı. Demem o ki okuyun efendim.
Sahi ne demişti Ferit
"Ben arkamdan siyah bir köpek geldiği için değil, Tahir Bey yükte yattığı için aklımı bozabilirim."