b.

Puan vermedi·280 syf.··
2025 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 00:12
Bu kitapla enteresan-karmaşık ilişkim hala devam ediyor. Bir aydır aramızda adı konmayan tuhaf bir bağ var. Bazen beni ikna etmeye çalışıyor, bazen ben onu ikna etmeye çalışıyorum. Okudukça uzaklaşıyorum, kapattıkça içime yerleşiyor. Ne tam bir yakınlık ne açık bir mesafe; sanki adını koyamadığım bir huzursuzluk gitgel yapıyor aramızda.
Tek Tanrılı Dinler Karşısında KadınFatmagül Berktay · Metis Yayıncılık · 2025944 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğitilmiş İnsanın Hikâyesi
Puan vermedi·336 syf.··
2025 11. kitabı
·
272 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 00:00
Eğitilmiş İnsanın İmali, modern toplumun bireyi nasıl şekillendirdiğini keskin bir eleştiriyle ortaya koyan değerli bir eser. Eğitim, kültür ve iktidar arasındaki görünmez bağları açığa çıkarırken, özgürlük, bireysellik ve otantiklik kavramlarını yeniden düşünmeye çağırıyor. Kitap, sıradan toplumsal düzenlerin ardındaki ideolojik inşaları ifşa ederek okura, gündelik hayatı sorgulama cesareti veriyor. Bu yönüyle yalnızca eleştirel bir bakış açısı kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda bireyin kendini, ilişkilerini ve dünyayı yeniden inşa etmesi için güçlü bir entelektüel zemin hazırlıyor.
Eğitilmiş İnsanın İmaliAdem İnce · İnsan Yayınları · 202161 okunma
Bir Bilim Arkeoloğunun Sessiz Mücadelesi
Puan vermedi·224 syf.··
2025 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 15:09
Fuat Sezgin ile Bilim Tarihi Sohbetleri, bir bilim tarihi kitabından öte, bir bilinç uyandırma kitabıdır. Kitapta Fuat Sezgin, Batı-merkezli bilim anlayışına karşı çıkarken bunu hamasi söylemlerle değil, somut belgeler ve tarihsel verilerle açıklıyor. Bu, kitabın en etkileyici yanlarından biri: Duygusal bir savunma değil, titiz bir bilimsel ispat çabası var. İslam dünyasının, özellikle Orta Çağ boyunca bilimde oynadığı büyük rolü açıkça ortaya koyuyor. Matematikten astronomiye, tıptan coğrafyaya kadar İslam alimlerinin geliştirdiği buluşların, Batı’da Rönesans’ın temellerini attığını ikna edici şekilde açıklıyor. Harezmî, İbn Sînâ, Birûnî, El-Cezerî gibi isimlerin hakkı teslim ediliyor. Kitapta Fuat Sezgin’in kişisel yönü de hissediliyor. Onun çalışma azmi, yıllarını kütüphanelerde geçirmesi ve bilime duyduğu saygı okuyucuya ilham veriyor. Bilim tarihini bir “tarih anlatısından” öte, “insanlığın ortak mirası” olarak görmeye davet ediyor. Bana göre kitabın en güçlü yanı, Fuat Sezgin’in sessiz ama güçlü tavrı: İslam medeniyetinin bilimsel katkılarını anlatırken asla abartıya kaçmadan, kanıtlara dayalı bir bilinç oluşturması. Batı’yı suçlamaktan çok, Doğu’nun kendi mirasını unutmasına yönelik bir eleştiri var. Özetle, Fuat Sezgin ile Bilim Tarihi Sohbetleri, bilim tarihiyle ilgilenen herkesin okuması gereken, rehavetten insanı silkeleyen, öğretici ama aynı zamanda düşündürücü bir eser. Sadece geçmişi anlamak için değil, bilimsel üretkenliği yeniden keşfetmek için de önemli bir kaynak.
Bilim Tarihi SohbetleriSefer Turan · Pınar Yayınları · 20194,239 okunma
Dikkat! Spoiler içerir
Puan vermedi·68 syf.··
2020 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 23:59
·
Çatısı paslanmış, duvarları yıkılmak üzere, etrafındaki arazinin otlarla kaplandığı son derece kötü ve bakımsız bir hastane yer alır bir taşra kasabasında. Bu hastanenin bir de ek binası vardır ve bu bina harabeden farksızdır. Bunlara ek olarak akıllı bir insanın dahi tahammül edemeyeceği kötü bir koku her yeri sarmıştır. Bu hastanenin Nikita adında bir bekçisi vardır. özünde iyi olmasına rağmen aklı kıt biridir ve hastalar üzerindeki otoritenin şiddet kullanarak sağlanabileceğini düşünür. 5 kişiden oluşan Altıncı Koğuş hastalarının her birinin bir hikayesi vardır fakat İvan biraz daha farklıdır. Hayatının çoğunu refah içinde geçirirken yaşadığı bazı ailevi problemlerden ötürü bir anda yoksulluk içine düşmüş ve hatta üniversite hayatını bitirmek zorunda kalmıştır. Eskiden kitaplara son derece ilgiliyken yaşamın onu sürüklediği konum karşısında bu ilgisini kaybetmiştir. Kendisiyle savaşmaktan ve sürekli bir korku halinde olmaktan hırpalanmıştır. Daha kötüsü ise hayatın bu ağırlığına ve sürekli takip edilme korkusunun sonucunda aklını yitirmesi olmuştur. Sonunda da kendisini Altıncı Koğuş'ta bulmuştur. Kitaptaki bir başka karakter ise doktor Andrey Yefimiç'tir. Doktor olmaktan hiçbir zaman mutlu olmamıştır. hastaneden çıkar çıkmaz eve gidip kitaplarının başına geçer ve saatlerce kitap okur ve düşüncelere dalardı. Kasabada neredeyse konuşabileceği hiç kimse yoktu. Günlerden bir gün doktor Yefimiç pek ilgilenmediği Altıncı Koğuş'a girer ve burada İvan dikkatini çeker. ve daha sonra sohbet etmeye başlarlar. Doktor bir anda kasabanın en akıllı insanının İvan olduğu kanaatine varır ve yıllardır aradığını Altıncı Koğuş'ta bulur. İvan doktora çok iyi sorular ve çok iyi cevaplar vermektedir. Sistemin akıllı insanları hastanelere kapatmakla, akılsız insanların ise dışarıda
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma
10/10
·432 syf.··
2020 22. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2020 19:22
“bir zamandan konuşan, ama zamanlar üstü olan, bir mekandan konuşan, ama mekanlar üstü olan, muhataplara konuşan, ama muhataplar üstü olan bir kitaptır.” kuran için yapılan en güzel tanımlamalardan bir tanesiydi bu tanımlama. kitabı okurken ikna mı olmak istedim tatmin mi olmak istedim diye sürekli düşündüm. sonra kitabın yazarından mülhem bir çıkarım yapabileceğime karar verdim. yazar inandığı kuran’ı öyle içselleştirmiş ve de inandığı kuran ile kalbi öyle mutmain olmuş olacak ki bunu okuyucuya da aksettirebilmiş. okuyucuyu da yazdıklarıyla iknadan evvel tatmin edebilmiş. kitap bana Aliya İzzetbegoviç’in “Kuran edebiyat değil, hayattır dolayısıyla ona bir düşünce tarzı değil, yaşam tarzı olarak bakmaya başlanır başlanmaz, güçlük ortadan kalkar ve yanlış intibalarla da değerini kaybeder. kuran’ın yegane tefsiri hayat olabilir ve bildiğimiz gibi Hz. Muhammed’in hayatı tam da buydu.” sözlerini sık sık hatırlattı. niyetim bu eseri kuran ayından önce okumak ve kuran ayında kalbimin daha çok huzur bulmasına hazırlık yapmaktı. öyle de oldu. güzel oldu. teşekkürler muhammed emin yıldırım.
Din
101 Cevapla Kur'ân Nedir?Muhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 2017908 okunma