“Bizim Duranâ, imamın ardında nasıl sallanıyordu? Hey gidi kır dürzü! Burda Lazoğlu diye bir ormancı vardı: “Yılanı çiyanı yiyorlar, adları gene de Hacı Leylek oluyor bunların!” derdi. Olmadık domuzlukları yapıyorlar, adları gene Müslüman dürzülerin!
“Yalnız mı? Yanında yabancı var mı?”
“Yalnız. Bugün cuma olduğu için sabahtan kalktı ölmüşlerine Kelâmıkadim okuyor…”
“Allahı kandıracak he mi?”
İhtiyar, belini doğrulttu: “Ne bileyim? Belki kendini kandıracak!” Yüzünü havaya dikti: “Onun orasını…” dedi. “Bilirse bir Allah bilir!”