Sanırım şunu bir görevi reddettiğimizi söylemeye utandığımızı; toplumsal vicdanın bireysel vicdanda bir tür denge tutturmak yerine ona tümüyle egemen olduğunu söylemeye çalışıyorum. Biz işbirliği yapmıyoruz biz emre uyuyoruz. Dışlanmaktan, tembel, işlevsiz, bencil diye adlandırılmaktan korkuyoruz. Komşumuzun düşüncesinden, kendi seçim özgürlüğümüze saygı gösterdiğimizden daha fazla korkuyoruz. .. hele bir dene çizgiyi aşmayı dene, yalnızca hayalinde, sonra da neler hissettiğine bak. işte o zaman Tirinin ne olduğunu, neden çöküp yitik bir ruh olduğunu anlarsın. Bir suçlu o! Suçu yarattık,tıpkı mülkiyetçiler gibi. Bir insanı kendi onay alanımız dışına çıkmaya zorluyoruz, sonra da onu bu nedenle suçluyoruz. Yasalar yaptık, geleneksel davranış yasaları, tüm çevremize duvarlar ördük ve bunları göremiyoruz. Çünkü düşüncemizin bir parçası onlar. Tir bunu hiçbir zaman yapmadı. On yaşından beri tanıyorum onu. Hiç yapmadı, hiç duvar örmedi. O doğuştan isyancıydı. Doğuştan Odocu'ydu gerçek bir Odocu.! Özgür bir insandı, ama diğerleri biz kardeşleri ise onu ilk özgür eylemi nedeniyle cezalandırıp delirttik. "