Bağışlar gökyüzü insanoğluna Dönüşünü gözyaşlarının ve felaketlerin: Kutludur, gam yüklü nice yıldan sonra Mekke'ye erişen fakir.
Şiir
Bir balkona çıkıp Çar orada durdu kederli, bulanık, Ve: "Tanrısal afete çarlar Hüküm geçiremezler" dedi.
Petersburg Öyküsü
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nedir vazgeçtiğim? Heyecanı aldatışların, Peşin kanıların kör yargısı, Kovalayışı çıldırmış yığınların Ya da muhteşem bir yüzkarası.
Çingeneler
Çılgın! Yeter! Dinsin çırpınışın, Deşme külünü beyhude özlemlerin, Mutsuz aşkın başkaldıran düşlerine Ödendi artık senin haracın, Yorgun tutsak, diril, Ne kaldı zincirlerinle vedalaşmana Ve dünya üstünde gururlu lirinle Kendi çılgınlığını şarkılamana?
Bahçesaray Çeşmesi
Karatay hanı vakfiyesinde kaydolunan bilgiler
Zengin personel kadrosu Türkiye Selçuklu hanları içerdikleri birimler itibarıyla çok çeşitli meslek gruplarına ve devlet görevlilerine ev sahipliği yapmaktaydı. Buralarda görev yapan meslek gruplarının tespiti konusunda çağdaş kayıtlar bazı veriler içermektedirler. Nitekim Selçukluların çağdaşı olan ve Memlûk Sultanı Baybars ile birlikte Selçuklu topraklarına gelen Muhiddin b. Abdüzzahir'den öğrenildiğine göre Kayseri'de bulunan Karatay Hanı oldukça sağlam, kale gibi bir yapıydı ve burada çeşitli dükkânlar, yazlık köşkler, kışlık mekânlar, hamam, bimaristan, ilaç ve yataklar için depolar bulunmaktaydı. Ayrıca hanın zengin vakıf kayıtlarının ve hesaplarının tutulması için görev yapan memurların ve kâtiplerin bulunduğu daireler mevcuttu. Selçuklu hanlarının işleyişine dair en önemli veriler, günümüze ulaşan nadir örneklerden biri olan, Karatay Hanı vakfiyesinden öğrenilmektedir. Bu yönüyle Karatay Hanı, Türkiye Selçuklu hanlarının genel işleyişinin ve yapısının anlaşılması bakımından çok önemli bir örnektir. Nitekim h. 645 (1247) tarihli vakfiyesinden öğrenildiğine göre handa görevli tüm memur, kâtip ve müstahdemlerin idaresi için görevlendirilmiş mütevelli, müşrif ve nâzırdan oluşan bir heyet oluşturulmuştu. Bu heyetin en üstünde ise yalnızca vakıfın soyundan gelen kişilerden olabilen mütevelli bulunuyordu. Vakfiyede vakıfın koştuğu şart üzere hanın işleyişi için gerekli tüm masraflar çıkarıldıktan sonra kalan ana gelirin altıda biri mütevelliye tahsis edilmiştir. Mütevelliye tahsis edilen miktarın tespiti mümkün olamasa da onun altında görev yapan diğer görevlilere verilen maaşlardan hareketle mütevelliye ciddi bir maaş tahsis edildiğini düşünmek mümkündür. Yine vakfiyeden öğrenildiğine göre hanın müşrifine hizmetlerine karşılık olarak her yıl saf gümüşten 500
Sayfa 72·Kitabı okudu
Sevgi olmayan yerde, olmaz neşe de.
Şiir