Puan vermedi·107 syf.··
2025 25. kitabı
Romancılığının yanında ne kadar iyi bir şair olduğunu görebildim. Birbirinden güzel 3 şiir var. Çok etkieyici, epik ve devrimci şiirler. İçinde güzel ve dönemin ortamını yansıtan hikayeler ile birlikte. Edebiyat seven ve Puşkin'in bu şiirlerini okuma fırsatı bulamamış herkese tavsiye ederim. Cumhuriyet Gazetesi Hasan Ali Yücel kitaplarındaki çeviri güzel.
Edebiyat Şiir
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
Sun Tzu “Savaş Sanatı” İncelemesi
7/10
·474 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 04:43
Sun Tzu milattan önce 6.yüzyılda (554) yaşamış ve bu konjonktürde yerleşik hayattaki hanedanların birbirleriyle ve göçebelerle gerçekleşen savaşları hangi koşullar altında nasıl yapması gerektiğini ve bu savaşların aslında bilim gibi pek çok kurala dayalı olduğu bir “sanat” olarak ele alınması gerektiğini anlatmıştır. Özellikle ciltli almış olduğum diğer piyasadakilerden farklı olarak bu Penguin Yayınlarında, diğer tarihçilerin ve liderlerin “Savaş Sanatı” hakkındaki kritiklerini de içeriyor. Kendi Hanedan liderleri, siyasetçileri, general ve şairleri Cao Cao, Han Xin, Wang Xi’den, Napoleon Bonaparte ve Julius Caesar’a kadar örnekler verilip karşılaştırma dahi yapılmış. Ayrıca ciddi bir akademik çalışma olarak değerlendirilebilir çünkü o dönemin insanlarından tutun, Çin’in Mao Zedong dönemine kadar her ne kadar arada Konfüçyüs ve Taoizm ile felsefe değişikliğine gidilse de en değerli başucu kitaplarından biri olmayı başarmış. Bir asker, general ya da kral’ın zaten basitçe bileceği şeyleri kaleme almış fakat bir noktaya hiç değinmemiş. O da teknoloji! Türklerle yaptıkları savaşların hepsinde yenilmelerinin sebebi aslında Türkler’in tüm taktiksel stratejiler ve hesaplamalar ile teknolojiyi birleştirmesidir. Şöyle ki Çinliler savaşlarda bakır malzeme kullanırken, biz demiri kullanıyorduk, Çinliler ağır ve hantal zırh kulanırken, biz demir zırhı dahi delebilen “Türk Yayı” ve okunu kullanan hafif ve etkili zırhlara sahip (zehirli okları dahi işlevsiz hale getiren) hızlı atlı süvarilerle hücum ediyorduk. Neticede zaferler bizim oluyordu ama bir şeyi hiç öğrenememiştik. Çin’in entrikalarını. Kadınlarını bir casus ve silah olarak çok iyi kullanmış ve hiç savaşmadan büyük devletleri parçalamayı başarmışlardı. Normal bir okuyucu için söylenen sözler etkileyici olabilir ama
Tarih
The Art of War: Complete Text and CommentariesSun Tzu · Shambhala · 20036 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·250 syf.·
2025 511. kitabı
Son dönemde okuyup da kendimi onda bulduğum çok nadir eser var: Kuşlar Yasına Gider. Babamla sözsüz iletişim ilişkim, ailedeki hastalıklar, gurbetteki oğul, türkülere sevdalı bir gönül, yolculuklarla türküler arasındaki ilişki, her şeyden önce Ege coğrafyası ve kültürü, kasabaları, köyleri hepsi aşina… Ege’den İç Anadolu'ya ıssız bozkırdaki yolculuklar bile tanıdık… Kitabı baharda okudum, kışta değerlendirdim. Kuşlar Yasına Gider romanını genel olarak değil biraz türkü ile ilişkisi çerçevesinde değerlendireceğim: “Böylece ben türkülerin içinde ilerledim saatlerce, türküleri tırmanıp türkülerden indim, türkülerden geçtim, türkülerde mola verip türkülerden hareket ettim…” 1- Roman bir Ardahan türküsüyle açılıyor: Bu yol Pasin'e gider Döner tersine gider 2- “...arabanın radyosunu açmış, o an karşıma çıkıveren Seyit Çevik'ten "avluda bağlıdır yiğidin atı" türküsünü dinliyordum": "Avluda bağlıdır yiğidin atı Her nere varsa söylenir medhi Altına batırsan da eyi olmaz kötü Aslı ham demirden cevherdar olmaz” Gam gasavet çekme divane gönül Her zaman da dünya başa dar olmaz Yıkılıp düşene gülme sakın Yiğit düşüp kalkmayınca belli olmaz" Seyit Çevik’i kim sevmez, Anadolu bozkırının Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali gibi son kalan Abdal ozanlarından. Ya o türkünün, koşmanın sahibi Karacaoğlan’ı kim bilmez, sevmez…. Sadece bu seçimlerle bile kıymetli bir eser. 3- En sevdiğim türküler arasındadır: “Aşağıdan gelir gelinin göçü” ya da başka adıyla "Sürüler içinde sürmeli koyun"... Birçok kişi söylemiş hem de çok iyi söyleyenler de var ama bu türkü onun... Yine Abdallardan yine bozkırdan... Yine bir Hacı Taşan klasiği. Hem sazı hem sözüyle: "aşağıdan, gelir gelinin göçü gelin mi ettiler canımın içi beş sene sakladım verdiğin saçı ne yandasın sürmeli palazım ne
Edebiyat
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
Mutlu son yok
Puan vermedi
Puşkinin akıcı, anlam dolu yazım dili burda da var. Yüzbaşının kızı, ve bakır atlı puşkinden en sevdiğim iki kitap. Ve ikisinin de yeri ayrıdır bende. Bakır atlı kitabı ile tanışma hikayem çok tatlı... Ben klasik okumayı sevmeyen ama zamanla klasik hastası olan o kişiyim) yazarı Paulina simons olan "BRONZ ATLI" kitabını bir yıl bundan önce okumuştum. Bu kitap adını puşkinin bakır atlısından almışdır dostlar. Kitapda puşkinden bahsediliyor. Neyse başka kitap hakkında konuşmayayım) Ben o kitabı okuyup kitaptaki karakter sayesinde puşkine aşırı sempati beslemiştim. Ve hemen gidip bu kitabı almıştım... Bir yıl içinde o kadar klasik kitap okudum ki anlatamam. En çokta Rus klasikleri. Biraz geç okudum, ama doya doya okudum. Üç şiirden oluşuyor, okuması zevkli bir şiir bunlar) ben son şiir olan bakır atlıyı daha çok seveceğimi zannetsem de, "çingeneler" gönlümde ayrı yer tuttu. Okumanızı tavsiye ederim zaten çok kısa hemen bitiyor.
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 69. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 16:56
Merhaba arkadaşlar. Puşkin kapanışını çok değerli bir eserle yaptığımızı düşünüyorum. Belki çok epik, belki çok uçuk ve belki de çok garip gelecek ama Yıldız Tilbe – Sana Kalbim Geçti efsanesini sürekli kulaklarıma getiren bir ahenk duydum bu eserde ben. Ve bunun sahnelerle pek alakası da yok. Sanırım iki efsanenin birleşmesi gerekiyordu. Müziği zaten bilmeyenimiz yoktur diye düşünüyorum, kitaptaki efsaneye geldiğimizde ise Kiev Prensi Vladimir’in şövalyelerinden Ruslan ile Vladimir’in kızı Ludmila’nın evlenmeleri, kızın bir büyücü tarafından kaçırılması, kızı seven başka bir şövalye (Rodgay) aramalara dahil olmasıyla acayip bir durum ortaya çıkmış. Bazı insanların sevgisini gizli tutup kendi içinde yaşamalarına kızanlardan olabilirsiniz meğerki duygularını ifade eden insanların hayallerinin yıkıldığını öğrenene dek. Yine de herkes ve her şey yerinde güzel diyerek bir tartışma ortamını başlamadan bitirmek taraftayım. Dileğim, herkesin kiminleyse onunla mutlu olabilmesi. Yine bu efsanenin uyarlamasında karşımızda başta kahramanlık olmak üzere mizah, göndermeler ve üzüntü ile cinsellik de kullanılmış. Ancak tüm bunların dışında beni etkileyen durum ise sadelik oldu. Evet sadelik. İhtişamlı içi boş cümleler yerine sade bir biçimde ilerlemesi belki de bu eseri öne çıkarıyordur bilmiyorum ama nasıl anlatsam, akşam olduysa akşam olmuştur yıldızlar oradan oraya koşmasa da akşam olmuştur, güneş heyecanla sabahı beklemese de akşam olmuştur, ışıklar yansa da sönse de akşam olmuştur yani. Ya da uzun zamandır sade bir yaşam sürdüğüm için renkli şeylere alerjim olmuştur diyerek çuvaldızı kendime batırmayı da ihmal etmeyeyim. Tabi en önemli kısım ise şüphesiz, hepimizin de hemfikir olacağını düşündüğüm bir şekilde, iyiliğin her zaman kazanacağı ve umut dolu olunması gerektiği
Ruslan ve LudmilaAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 2010458 okunma
6/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 68. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2024 16:48
Merhaba arkadaşlar. İyi hafta sonları ve mutlu bir ay başlangıcı diliyorum hepimize. Yordam Kitaba, Puşkin’in çok değerli ve daha önce de Byelkin’in Öyküleri ve Yüzbaşının Kızı eserlerinde okuma fırsatı bulduğum bir eseri bizlere yeniden daha kaliteli baskı olarak hazırladığı için teşekkür ederek başlamak istiyorum. Maça Kızı her okuduğumda beni etkilemeyi başaran Puşkin öykülerinden biridir. Hermann adındaki bir Alman’ın bir mühendis olarak Rus subayı olması bile dikkate değerdir. Evet, Stalingrad o zamanlar henüz yoktu. Tabi savaştan çok bir oyun üzerinde ilerlediğimizi belirtmek istiyorum. Hermann adındaki bu karakterin asıl amacının kumar olduğunu öğreniyoruz. Diğer subayları seyreder ve onların ne yaptığını kavramaya çalışır. Bu konuda bir anı gündeme geldiğinde ise kartlar yeniden dağıtılır. O da Tomsky’ni babaannesinden öğrendiği, kumarda her şeyini kaybettikten sonra 3 kart ile kazanmasıdır ve bu sırrı haliyle bizim Hermann da merak eder ve bu konuda kendine büyük bir takıntı yapar. Bundan sonrası ise çok garip bir trajedi ve insanın iç korkuları üzerine evrilen bir hikaye olur. Hermann’ın yaşlı kadının sırrını öğrenmek istemesi, kadının yaşadığı veya yaşamadığı diyelim, dönem ve Hermann’ın cesetlere yönelik kalkıp konuşma korkusunu okuduğumuzda bunu net anlamaktayız. Daha sonra işin içine hayaletler dahil olacak ve 3, 7 ve AS diyecektir. Bundan sonra kumarın ne kadar büyük bir batak olduğunu öğrenmekle kalmıyor bir insanı ne hale getirebileceğini de çok net anlıyoruz. Bu bir hikaye olsa da kolay para hırsı bürümüş, loto toto gibi ne varsa hepsine umut bağlamış insanlardan kazananların o paralardan sonra ne hale girdikleri, ne duruma düştükleri internette ibretlik hikayeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yönüyle her daim her okuduğumda beni etkileyecek
Maça Kızı - Mısır GeceleriAleksandr Puşkin · Yordam Kitap · 2020533 okunma