Öfke Dansı – Dr. Harriet Lerner
Bazı kitaplar yalnızca bilgi vermez, insanın kendisine ve ilişkilerine farklı bir gözle bakmasını sağlar. Öfke Dansı benim için böyle kitaplardan biri oldu.
Kitap, öfkenin bastırılması gereken bir duygu olmadığını; doğru şekilde dinlendiğinde ve yönlendirildiğinde değişim için güçlü bir rehber olabileceğini anlatıyor. Özellikle anne, baba, eş, çocuk ve iş arkadaşları gibi yakın ilişkilerimizde tekrar ettiğimiz davranış kalıplarını fark etmeye ve bunları değiştirmeye odaklanıyor.
Kitapta dikkatimi çeken konulardan biri de kuşaklar arası ilişki meselesiydi. Anneannelerimizin, annelerimizin ve bizim sorunlarla nasıl başa çıktığımızı karşılaştırırken bazı davranışların nesilden nesile nasıl aktarıldığını gösteriyor. Böylece sadece kendi davranışlarımızı değil, bunların nereden geldiğini de sorgulamaya başlıyoruz.
Kitap bana şu soruyu düşündürdü:
"Öfkelenmemin asıl sebebi ne ve bu öfke bana ne anlatmaya çalışıyor?"
Yazarın son bölümlerde üzerinde durduğu nokta ise değişimin cesaret gerektirdiği. İlişkilerde yeni adımlar atmanın, alışılmış kalıpları kırmanın ve gerektiğinde sınır koymanın kolay olmadığını; bunun için yürekli ve kararlı olmak gerektiğini vurguluyor.
Kitaptan aklımda kalan en güçlü düşüncelerden biri şu oldu: Öfkeyi yok etmeye çalışmak yerine onu dikkatle dinlemek ve değişimin hizmetine sunmak. Çünkü gerçek değişim, rahatsız olduğumuz şeyleri fark edip onların üzerine cesaretle gidebildiğimizde başlıyor.
Bu kitabı özellikle ilişkilerini daha iyi anlamak, kendini tanımak ve öfke duygusuna farklı bir açıdan bakmak isteyenlere öneririm. Ancak daha çok hikâye veya roman tarzı kitaplar okumayı sevenler için yer yer ağır gelebilir.
Puanım: 9/10
Sizce öfke her zaman kötü bir duygu mudur, yoksa bazen değişimin başlangıcı