9/10
·184 syf.··
2025 41. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 02:27
Bir süredir okumak istiyordum nihayet bitirdim. Nedense okullarda bu kitabeleri öğrendiğimiz zihnimizde hayli ilkel bir dönem yazıtı geliyor. Fakat anlatım gücü ve anlatılanlara bakınca koca bir kültürü görebiliyorsunuz. Dede Korkut hikayelerinde aşina olduğumuz bir dil var. "Dizliye diz çöktürdük, başlıyım baş değdirdik" gibi ifadeler direkt olarak bana bu hikayelerin anlatım dilini çağrıştırdı. Değişmeden ya da çok az değişerek günümüze ulaşan kelimeleri görmek beni heyecanlandırıyor açıkçası. Okurken oldukça zevk aldım. Bazı durumları ifade etme şekilleri de çok hoşuma gitti. Kül Tigin'in ölümünden sonra yaşadığı acıyı ifade eden sözler çok anlamlıydı bence. Bir de savaşta yenip canlarını aldıkları düşman kağanları iiin onları balbal ettiklerini söylemeleri hoş bir ayrıntı. Kültürü bildiğimizde savaşçıları mezarkatına öldürdükleri düşmanları sembolü olarak balbal dikilirdi. "Üstte Mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça senin ilini ve töreni kim bozabilir?" Cidden ne oldu?
Göktürk KitabeleriAnonim · Kapra Yayıncılık · 2021267 okunma
8/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2022 194. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2022 14:41
Bulsalar beni kardeşim bir sokakta yusalar yusalar yusalar bir balbal dikseler başıma hiç kimseymiş deseler kabulüm.... -Daha neyin olayım....
Şiir
Ortodoks Oğlanlar İçin FücurMetin Kaygalak · Avesta Yayınları · 200610 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Atatürk Kurganı Anıtkabir
10/10
·312 syf.··
2022 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2022 17:07
Anıtkabir gerek İslam mimarisi türbe, gerekse batı mimarisi anıt mezar çerçevenin dışında tutulup, Türk tipi Kurgan mezar formunda inşaa edilmiştir. Kurgan mezarlar, eski Türkler de ölen Hakan'ın ebedi mabedi olarak inşa edilir ve ölen kişinin değerli eşyaları da beraberinde gömülürdü. Ve kişinin sağlığında yaptığı savaşlar ve kahramanlıklar için balbal denilen taşlar dikilirdi. Anıtkabirde de benzer özellikler görülmekte. Atatürk için önemli eşyaları müzede sergilenmektedir. Yazara göre Anıtkabiri çevreleyen sütunlar birer balbal taşı olarak ifade edilmektedir. Sütunların sayıları, merdiven basamakları, süslemeler ve kullanılan rölyeflerde birer ezoterik mesaj gizli olduğunu tezini ileri sürüyor kitap. Ayrıca Atatürk'ün sağlığında başlattığı "Türk Tarih Tezi " Mu kıtası çalışmaları ve Maya, İnka medeniyeti çalışmalarının birer yansıması simgeler de görülüyor Anıtkabir mimarisinde. Ayrıca Mezopotamya, Anadolu coğrafyasında yaşamış medeniyetler olan Hitit, Asur, Sümer vb. de izlerini görmek mümkün. Örneğin Anıtkabire giden Aslanlı Yol. Burada kullanılan aslan heykelleri Hitit Aslan'ıdır. Ayrıca 12'si sağ 12'si sol da olmak üzere 24 tanedir Aslanlar. Bu sayı ile 24 Oğuz Boyunu vurgulamıştır mimarlar. Her yönüyle Türk tarihinden gelen ip uçları ile mantık çerçevesine oturtmuş kitapta sunulan şifreler. Atatürk'ün defin töreni ile ilgili detaylı bilgiler vs birçok alanda yeni bilgiler içeriyor kitap. Kitabı okuduktan sonra dikkatli gözlerle tekrar Anıtkabiri ziyaret etme isteği uyandırıyor okurda.
Anıtkabir
Anıtkabir'in ŞifresiSeyit Ali Ergeç · Parola Yayınları · 201816 okunma
İkinci Adam Yayınları
10/10
·
Beğendi
Yarım kalan hikâye nedir? Sevdiğiniz insanın sizden ayrılması mı, yoksa kariyeri veya başka bir şey için ilişkinize ara vermesi mi? Bence ikisi de değil. Çünkü iki durumda da karşınızdaki kişi sizi yeterince sevmiyor demektir. Aksi hâlde yanınızda olur ve hayatının başrolüne sizi koyardı. Eğer günün birinde sizi çok seven biri ile aranıza ölüm girerse bu söylediklerimi anlarsınız. Dokunup sarıldığınız o beden sizi terk etse bile zihninizde kalan anılar, ona hayat vermeye devam eder. O olmasa bile onunla konuşur onunla yaşarsınız. Sizce bu delilik midir? Bence bunu yapmamak deliliktir. Sizi siz yapanı, size ömrünü adayanı bir kalemde unutup gitmek… Günü geldiğinde başka yüreklere dokunsanız bile, unutmayın ki size adanan ömür her zaman kalbinizde olacaktır.
Edebiyat
BalbalKamil Uğur Kayışkır · İkinci Adam Yayınları · 20213 okunma
Oku ve Hediye et
5/10
·552 syf.··
2019 15. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2019 13:49
Hoca’nın Uygarlık Tarihi’nden sonra başladığım seri. İlk iki cildi olan, İlkçağ ve Ortaçağ’ı anlattığı kitaplarını okudum. İleriki zamanlarda diğer ciltleri de okuyacağım ama muhtemelen hiçbiri kitaplığımda kalıcı yer edinemeyecek. Çünkü; her şeyden önce ortalama bir tarih okuyucusu çalışmanın kaynakçasına en azından bir göz gezdirir ve araştırmanın derinliği, güvenilirliği ve ciddiliği hakkında bir fikir edinerek okumaya başlar. Bunu hocanın bu kitaplarına uygulayınca hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Çalıştığı kaynaklar böyle bir eser için o kadar az ki okuduğunuz şey tarih olmaktan çıkıp tarihçinin yorumuna dönüşüyor. Hoca kendinden önceki çalışmaları kullanmak yerine salt kendi bilgi birikimine başvurmuş. Üstüne bir de materyalist yöntemle ilerlemesi öznelliğin dozunu büsbütün arttırmış. Elbette materyalist tarih yöntemiyle yapılan çalışmalarda tarihçinin yaklaşımı, bakışı hatta yorumu önemlidir ama bu da ciddi bir kaynak kullanımının neticesinde ortaya koyulursa bir anlamı olur. Bu yöntemle yapılan ciddi çalışmaları takip edenler, mesela Chris Harman’ın Halkların Dünya Tarihi çalışmasını okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Sonuç olarak materyalist olsun olmasın bu kapsamda yapılan birçok güzel çalışmanın arasında kaybolup gitmesi işten bile değil. Ama yine de hocanın birikimlerinin sonucunu okuyarak tarih kurganına bir balbal dikmek faydalı olacaktır.
Tarih
Yüzyılların Gerçeği ve Mirası 1. CiltServer Tanilli · İş Bankası Kültür Yayınları · 2017230 okunma
6/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
Yazılmıștı Gazete manșetlerinde On küsür yıl evvel '' Fırat’tın Kıyısında Kayıp olacak kuzunun dahi Benden sorun Hesabını '' diye.. Kayıp Olan Kuzularımızın Hesabı Soruldu mu?
Şiir
Fırat'ın Kıyısından UlucanlaraMustafa Balbal · Kendi Yayını · 20031 okunma