Adem, Habil’e, sen, dedi, ne biraktin kurban tasina?
Habil, ben, dedi, hayvancilikla ugrasirim. Topragin hicbir yeri bana ait degildir. Gezer gocerim. Kalmam, ugrar gecerim. Kok salmam. Cunku hicbir yere ait degilim. Bilirim ki kalici degil geciciyim, sahip degil misafirim. Sabit degil igretiyim.
En guzelini sectim koyunlarimin. Gozleri en kara, tuyleri en parlak en beyaz, sirti en kinali olani. Bana en icli bakani, en alisik olani. En sevdigimi anlayacagin, huznu icimi en cok oyacak olani. Onu gotururken canim acidi. Gormemek icin gozlerinin uzerinden siyah bir bag gecirdim. Elimden gelse kendi gozlerimi de baglayacaktim. Ama bildim ki canim acimazsa kurban, kurban olmazdi. Onu kurban tasinin uzerine oyle biraktim…