Her ne ki arıyorsun; aradığın ancak sensin… iyinin de kötünün de fidanı senin içinde büyür… her meyvenin içi, kabuğundan yeğdir… sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir… alemin varlığını ancak kul olarak anlayabilirsin… Allah Muhammed’i önce kul, sonra resul edindi. ‘Abdühü ve resulühü’ demekten murat, kulluğun peygamberlikten önde geldiğidir… Allah’a karşı tam kul olmak, varlığa karşı tam hür olmak anlamına gelir… dünyanın hürriyeti Allah’a kul olmakla mümkündür. Nitekim Hz. Peygamber’in bir adı da Abdullah’tır; yani Allah’ın kulu…
Gülün önce ilahi muhayyilede adının koyulduğunu, manasının sonradan yaratıldığını, bu dünyadaki suretinin ise en sonra geldiğini kavradığında imanı tamamlanan biriydim ben. Bunun başka yolunun olmadığını aklıma ancak böyle kabul ettirebilmiştim ben. Kolay olmamıştı ama yolculuğun suretten manaya doğru olduğunu öğrenmiştim ben.