Puan vermedi·120 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:39
okudumbitti Denge diye bir şey artık mümkün değil " sağlıklı bir hayat" rüyası bulanıklaşıyor. Bruno Patıno Balık Hafıza Dikkatimizi kim, nasıl yönetiyor ? Araştırma ve inceleme alanındaki kitapları okumayı seviyor musunuz Eğer seviyorsanız bu kitap tam size göre ben de bu türde okumalara yapmayı seviyorum faydalı bir eser olabiliyor. " Gözünüzün önündeki fanusun camı kırılabilir. Yeter ki hatırlayın balık olmadığınızı..." Akvaryumdaki bir Japon balığı yalnızca 8 saniyelik bir dikkat süresine sahiptir her turda dünyayı yeniden keşfetmenizin sebebi de budur Peki biz araştırmalar, milenyum kuşağının (1981 ve 1996 yılları arasında doğanlar ) dikkat süresine yalnızca 9 saniye olduğunu gösteriyor. Sosyal medya bildirimleri algoritmalar ve sonsuz kaydırmalı ekranlar arasında yönümüzü kaybederken tıpkı o fanustaki balıklar gibi aynı döngüleri yeniden ve yeniden yaşıyoruz. Kitapta şöyle bir cümle geçiyor zamana ele geçirmek için bütün hayatlara dair bütün verilerin ve nesneleri ele geçirmek gerekiyor gerçekten öyle değil mi Bizim yaptığımız her şey aslında ele geçirilmiş değil mi? Her içerik artı reklamla ilintili olarak muamele görüyor. Kültürel ve entelektüel hayatımızın zaman bozulması haline gelmişti. Bu kitabı okuyunca birçok şeyi anlam kazandı. Eğer siz de farkındalık anlamında gelişmek istiyorsanız bu kitabı tavsiye ederim. ÇOK GEÇ Bizim verilerimiz bize karşı kullanıldı.Arzunun kendisini inşa etmeye vakti yok !!! Ve demek istediğim diziden çalınan vakit yoksunlar yani İsteğe ait aşka ötekine ve mutlak olana dair. Sizlere yorumlardan da bahsettiğim kadarıyla kitaptan Aslında birçok kesit paylaştım ve o kadar anlamlı ki aslında kendinizi keşfetmenize kendinizi farkınıza ve almanıza zamanı ne kadar değerli olduğunu anlatıyor ben çok beğendim akıcı okuyabileceğiniz
1000Kitap
Balık HafızaBruno Patino · Doğan Kitap Yayınları · 202512 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 39. kitabı
Bu kitabdan oxuduqdan sonra və hamısını yarımçıq qoyub bura əlavə etməyə üzüm olmayan fəlsəfə və psixologiya kitabları sanki mənə baş verən hər şeydə ulu babalarımın əli olduğu nəticəsini çıxarmağıma səbəb olub
Ademden Önce - Balık Devriyesi HikayeleriJack London · Cem Yayınevi · 2010116 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·192 syf.·
2026 429. kitabı
Ah, böyle bilahareket köşemde, hiçbir şey düşün­meden, hiçbir şey sormadan ve hiçbir şey işitmeden kalmak, kalabilmek ne saadet! Fakat mümkün mü? S:15 Sabahları uyandınız mı bulunduğunuz yerden, denize bir kamış uzatmak suretiyle balık avında gönül avutuyorsunuz. Istakoz için atılmış sepetler muayene olunuyor, yahut bahçede güller budanıyor. Sonra sıcak bastı mı hemen içeri giriyorsunuz, aşağıda geniş mermer taşlığa bir masa kurulmuş, taze balıklar tavadan yeni çıkmış, rayihası ciğerlerinizi dolduruyor. İştiha ile yiyorsunuz. Kahve, sigara ve uyku... Şimdi arka odada, güneş görmeyen taraftasınız, Boğaz’dan kopan ve denizlerde serinlenen bir rüzgâr yan pencereden içeri giriyor ve cibinliğinizi hafif hafif şişiriyor, deliksiz uyuyorsunuz. Bunu müteakip kayıkhaneye iniyor ve denize giriyorsunuz. İşte bence yazın ideal olan ömür budur." -Refik Halid Karay- Türk toplumunun geçirdiği sosyal değişimleri ve modernleşmenin insanlar üzerindeki yansımalarını ele alır.Anlatım: Yazar, gözlemlerini zengin Türkçesi ve ironik bir dille kaynaştırır. Okuyucuya keyifli bir sohbet ortamı sunarak birbirinden farklı karakterleri ve çevreleri tanıtır. "Kendimi bugün bayram sabahında uyanmış sekiz yaşında bir bebeğe benzetiyorum: Ruhum o derece hafif, çehrem o kadar gül renkli..."s:29
Türk klasikleri edebiyat roman
Guguklu SaatRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2010164 okunma
Dalgalar: İnsan Seslerinden Kurulu Bir Deniz
8/10
·256 syf.·
2026 179. kitabı
İzmir'in kuzey kıyılarında, Çandarlı'nın Denizköy sahilinde öğleden sonranın ağır ışığı denizin üzerine serilmişti. Karşıda uzanan kıyı çizgisi, acele etmeyi unutmuş insanların bıraktığı bir sessizlik gibi duruyordu. Kıyıda birkaç tekne, güneşten solmuş iskeleler, rüzgarın yıllardır aynı sabırla aşındırdığı taşlar vardı. Denizköy'ün çevresindeki tepeler, Ege'nin o kendine özgü dinginliğiyle suya bakıyor, su da gökyüzünü hiç bozmadan taşıyordu. Bugün inceleme masam yoktu. Bir kütüphanenin rafları, bir çalışma odasının duvarları ya da bir kahve fincanı da yoktu. Elimde yalnızca Dalgalar vardı. Kitabı incelemek için en uygun yere gelmiştim. Birkaç adım ilerledim ve fazla derin olmayan kıyı suyunun içine girdim. Su önce dizlerime, sonra belime ulaştı. Ardından eğilip denizin dibine oturdum. İki dakika sürecek bir inceleme için bundan daha doğru bir yer bulmak mümkün değildi. Çünkü elimdeki kitap yalnızca insanların hikayesini anlatmıyordu. Akışı, ritmi, tekrarları ve geri dönüşleriyle bizzat bir deniz gibi davranıyordu. Dipteki kum ince ve açıktı. Aralarda deniz çayırları hafifçe salınıyor, güneş ışıkları suyun yüzeyinden kırılarak zemine gümüş çizgiler halinde düşüyordu. Her dalga geçtiğinde ışık desenleri değişiyor, sanki görünmez bir el denizin tabanına yeni şekiller çiziyordu. Tam o sırada Ravi göründü. Bir şeyler söylemek istiyordu. Arkasından Hiç geldi. Münzevi de kıyının biraz ilerisinde bekliyordu. Ama bugün süre yalnızca iki dakikaydı. Elimi kaldırıp onları geldikleri gibi geri gönderdim. Bu kez konuşmayacaktık. Bu kez yalnız kalacaktım. Onlar kıyıya doğru uzaklaşırken etrafımda küçük bir hareketlilik başladı. Birkaç gümüş balığı önümden geçti. Ardından kupesler geldi. Biraz daha ileride mırmırlar kumun üzerinde dolaşıyordu. Bazen yanımdan geçiyor,
DalgalarVirginia Woolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20193,964 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 4107. kitabı
Uyku Tarlaları benim için ne yazık ki beklediğim etkiyi yaratmadı. En çok zorlandığım nokta diyalogların doğallıktan uzak olmasıydı; karakterler konuşurken gerçek hayatta kimsenin bu şekilde ifade etmeyeceği cümleler kuruyormuş gibi geldi. Bu da hikâyeye bağlanmamı zorlaştırdı. Zaman akışı da oldukça karışıktı. Geçişler net olmadığı için hangi anda, hangi olayın içindeyim sık sık kopukluk yaşadım. Paragraflar arasında da belirgin bir bütünlük hissi bulamadım; sanki parçalar var ama birbirine tam olarak oturmuyor. Bu durum kitabın genelinde bir dağınıklık hissi yarattı. Konu aslında ilginç olabilecek bir potansiyele sahip gibi duruyordu ama anlatım bu potansiyeli tam karşılayamamış hissi verdi bana. Okurken içine çekilmek yerine sürekli mesafede kaldım. Benim için biraz zor ilerleyen ve beklentimi karşılamayan bir okuma oldu.
Uyku TarlalarıOzan Balık · Lapis Yayınları · 202420 okunma
Puan vermedi·52 syf.··
2026 155. kitabı
Samed Behrengi’nin o derin, sorgulayıcı ve cesur kalemiyle, gölün o dar ve güvenli sularından çıkıp açık denizlerin gizemine ve özgürlüğüne doğru yola çıkan o küçük ama dev yürekli balığın hikayesini büyük bir hayranlıkla okudum. Yazar; sadece bir çocuk masalı gibi görünen bu anlatının altında, kalıpları yıkmayı, dayatılan sınırları aşmayı, merak etmeyi ve özgürlük uğruna her türlü tehlikeyi göze alabilmeyi muazzam bir alt metinle işlemiş. Karşısına çıkan tüm engellere ve "yaşayıp gidiyoruz işte, ne gerek var" diyenlere inat kendi yolunu çizen Küçük Kara Balık, hayatı sadece tüketmek değil, ona bir anlam katmak isteyen herkesin ruhuna dokunan, zamansız ve çok güçlü bir devrimsel başyapıttı.
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Can Yayınları · 202336,8bin okunma