Başta yazarın dili hoşunuza gidiyor. Farklı bir anlatım tarzını sezinliyorsunuz. Ben bu tarzla daha önce tanıştım hissiyatıyla kitaplığınıza bakıp Murat Menteş romanlarıyla göz göze geliyorsunuz. Lakin bu farklılık ileriye gidemediği gibi mevcudiyetinide koruyamıyor. Hikaye ve anlatım sıradanlaşıyor. Kitap okuma hissiyatı yerini yazar eğlenceli bir anısını arkadaşça sözlü olarak anlatıyora bırakıyor.
Yazarın kalemiyle tanışmak pişmanlık yaratmadı lakin bu tanışıklığı ileriye götürmem. Anlaşılacağı üzere yazarı bir daha okumam. Kitabı da çok boş vakti olan, çerezlik roman arayanlara tavsiye edebilirim ancak. Yüzünüze ara sıra tebessüm ilişir, o da yanınıza kâr kalır. Bu kadar.
"Kolay olan hiçbir şey heyecan vermez. Bu işe niye girdim zannediyorsun? Hayattan hızımı alamadığım için. Bir kere risk sporlarına dalan birinin adrenalin bağımlısı olması gibi birşey benimkisi. Bela bağımlısıyım ben."
İstanbul kara hazır değildi. Ekip hiç değildi. Bir gece önceki yağmur yerini kara bırakmıştı. Karda doğru dürüst yürümeyi beceremeyen bu Akdenizlilerin başına püsküllü belalar açılacaktı yine.