Kübra N. BAL

Zamanların en iyisiydi , zamanların en kötüsüydü ... Akıl çağıydı , akılsızlık çağıydı ... İnanç devriydi , kuşku devriydi ... Mevsimlerden aydınlıktı , mevsimlerden karanlıktı ..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·202 syf.··
2024 25. kitabı
Kıvrak zekası ve dilinin sivriliği ile ünlenen Ömer Hayyamın belki de üzerine en çok düşündüğüm rubaisi olur kendileri . Nasıl olurda bir dörtlük , aradan epey zaman geçmesine rağmen bu kadar günümüzü anlatan konulara değebilir ? İnsanlık ve onu ilgilen problemlerin pek çoğu ; zamanın , modernitenin ve dahi pek çok sebebin etkisiyle değişip gelişirken , neden din konusunda hala başladığımız noktadayız ? Neden bu sorunlar üzerinde bir çözüm olamıyoruz ? Neden hala din denildiğinde insanların aklına ilk olarak şekilcilik geliyor ? Neden insanlarımız her gördüğü sakallı sarıklıyı hürmet gösterilesi bir hocaefendi olarak görüyor mesela ? Bu sorular ve yanıtlar insanların Tanrı ve Din Tasavvurunun çok daha ötesinde olan , bireysellikten ziyade toplumsal bir konu olduğu kannatindeyim . Zira eleştirdiğim tipolojideki insanlar ve kanaat önderleri , bir gruptan çok daha fazlası ... Eleştirinin asıl konusu ise , dinin diğer ilimler gibi bir konum ve yaptırımda olmayışından . Zira din buu kadar hassas bir konumda olmasa - örneğin beşeri ilimlerdeki gibi tek boyutlu yaptırımı olsa amenna . ama konuu toplumsallığında etkisiyle , kitleleri etkileyen ve yönlendiren bir konu iken , manadan ziyade maddeye bakılması kabul edilebilir gibi değil . Bu kabul edilemezliğin bir başka boyutu ise , kitlelerinde beraberinde manadan ziyade maddeye önem verip çığ gibi büyümesi . Ee boşuna dememiş atalar : '' DİNİNİ TİLKİDEN ÖĞRENEN , TAVUK ÇALMAYI SEVAP ZANNEDER . '' Bütün bu yazdıklarıma itiraz edecek , beğenmeyecek , kötülükle eleştirecek , kendilerini bilginin tahtına konumlandıracak hatrı sayılır bir kitle olduğundan , yine Ömer Hayyamın bir Rubaisi ile sonlandrımak isterim yazımı ; DÜNYA ÜÇ BEŞ BİLGİSİZİN ELİNDE ; ONLARCA HER BİLGİ KNDİLERİNDE . ÜZÜLME ; EŞŞEK EŞEĞİ BEĞENİR : HAYIR VAR SANA
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,9bin okunma

Kübra N. BAL

, bir kitap okudu
Puan vermedi·202 syf.··
2024 25. kitabı
Ömer Hayyam
8.3/10 · 27,9bin okunma
Demiyorum dağlardan, bana kar getir, Meyvesiz bağlardan, bana meyve getir, Duvardan el kadar, taş bul da getir, Beni sağlığımda yokla, bana yeter. Beni ak kefene, sarmakta ne var, Toprağı üstüme, atmakta ne var, Pazardan gül, alıp dikmekte ne var, Beni sağlığımda yokla, bana yeter. Sineme ok atıp, dağlama benim, Yolumu, izimi bağlama benim, Yedimi, kırkımı saklama benim, Beni sağlığımda yokla, bana yeter. Silme yüz gözünü, dökme gözyaşı, Toplama dost tanışı, akraba kardaşı, Neyleyeyim sofrada, yağlı bozbaşı, Beni sağlığımda yokla, bana yeter. Ben zavallı Aydın'ı, getirme dile, Beş günlük dünyada, güzellik eyle, Ölünce, düşman da ağlıyor lele, Beni sağlığımda yokla, bana yeter. - Qazaxlı Aydın Baba
Demirəm dağlardan, mənə qar gətir, Meyvəsiz bağlardan, mənə bar gətir, Divardan əl boyda, daş qopar gətir, Məni sağlığımda yoxla, bəsimdi. Məni ağ kəfənə, bükməyə nə var, Torpağı üstümə, tökməyə nə var Bazardan gül, alıb əkməyə nə var, Məni sağlığımda yoxla, bəsimdi. Sinəmi oxlayıb, dağlama mənim, Yolumu, izimi bağlama mənim, Yeddimi, qırxımı saxlama mənim, Məni sağlığımda yoxla, bəsimdi. Cırma üz gözünü, tökmə göz yaşı, Yığma dost-tanışı, qohum-qardaşı, Neynirəm süfrədə, yağlı bozbaşı, Məni sağlığımda yoxla, bəsimdi. Mən yazıq Aydın'ı, gətirmə dilə, Beş günlük dünyadı, yaxşılıq elə, Öləndə, düşmən də ağlayır lələ, Məni sağlığımda yoxla, bəsimdi. Qazaxlı Aydın Baba