“Her birimizde, hiç durmadan gelişen ve ancak hayatın büyük altüst oluşlarında sarsılan zekâmız, alışkanlıklarımız ve kişiliğimiz konusunda benzerlikler vardır.”
Zaman zaman yaşadığım deneyimler sayesinde, içgüdülerimizin büyüklüğünü ve bu güce karşı koyma konusunda ne kadar çaresiz olduğumuzu anladığım zamanlarda çıldıracak gibi oluyorum.
Her mucizenin yansıması gerçeğin içinde değil miydi ve oluşmakta olan bir yaşamın görülen her ânı ulaşımazın bir parıltısı ve sonsuz-anlaşılmazın bir çağıldaması değil miydi?