Herkese merhabaa, bugün bana göre çok iyi kurgulanmış bir kitaptan bahsedeceğiim...
Kitabın konusundan bahsedersek, birisi 1933 yılında Vera ve Daniel'ın anne oğul ilişkisi ve diğeri -kitaba göre- günümüzde yaşayan Claire'nin bakış açısını okuyoruz.
Tarih Mayıs 1933,
Vera, çocuğuyla tek başına zor şartlarda yaşıyor. Geçimini sağlamak için bir otelde hizmetçilik yapıyor, fakat her an kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Çünkü oğlu Daniel'ı yalnız bırakamıyor, otele götürüyor ama otel sahibi bu durumdan rahatsız. Bazense Daniel yaşlarında, Eva isimli kızıyla tek başına yaşayan en yakın arkadaşı Caroline'e emanet ediyor. Bir gece, Caroline müsait olmuyor ve otel sahibi Daniel'ı getirmesine izin vermediği için evde tek başına bırakmak zorunda kalıyor. O günde orada "Böğürtlen Kışı" yaşanıyor. Böğürtlen kışı, meteorolojiye göre ilkbaharın sonunda -genellikle burada da olduğu gibi mayıs ayında- aniden görülen kar yağışıdır. Eve döndüğünde ise, geriye kalan tek şey ise karların arasında mavi kurdeleli Max -oyuncak ayıcığı- oluyor...
Diğer bir tarafta ise, habercilikle uğraşan Claire'nin hayatını okuyoruz. Claire ise bir süre önce eşi Ethan'la doğacak çocukları için heyecanlıyken, doğduktan tam 13 dakika sonra hayatını kaybediyor. O günden sonra da eskisi gibi mutlu olamıyorlar. Ofisinde çalıştığı esnada arkadaşıyla birlikte bir habere rastlayan Claire ise, tarihin tam o gün 1933 yılında olduğunu farkediyor. Evet, Vera ve Daniel'ın haberi. O da çocuğunu kaybetmiş bir anne olduğu için bu olayın peşine düşüyor...
Uzun zamandır okuduğum enn akıcı kitap olabilir. Biraz hüzünlü, ama zaman zaman yüzünüzü de gülümsetiyor. Zaman zaman karakterlerin davranışlarından ötürü kitabı fırlatasınız da geliyor tabii ;)) Sonundaki ters köşeyle birlikte ağzınız açık da kalıyor.
Yaş sınırına