Yaktı geçti...
10/10
·400 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:47
__ Orhan Kemal'in "ağlayarak yazdım" dediği bu roman, gerçekten insanın yüreğini dağlayan cinstendi. Kitap, Av Mazhar'ın henüz okulunu okurken yan evin avlusunda görüp vuruldugu öksüz+ yetim Nazan'la evlenmesi ve zalim annesi Hacerle hep birlikte yaşadıkları konakta gelinine ettiği hainliklerle başlıyor. Kadın alenen kötü. Klasık kayınvalide kıskançlıgını öyle bir yasıyor ki ağzı var dili yok, saf, nereye ceksen oraya giden, hizmetçiden farksız gelinine etmediğini koymuyor. Velhasıl evde huzur bırakmayan fitne kaynana ve (annesinin etkisiyle) karısı Nazan'ın sözde cilvesinin olmaması ve alıklıgını bahane ederek vicdanını susturan Av Mazhar, bir bar kadını olan Nerimana tutuluyor. Sonrası Nerıman için mükemmel olurken, zavallı Nazan ve oglu Haldun için üzücü ilerliyor. Kıtapta herkes bir sekılde layıgını buluyor lakin Nazan'a olanlar insanın boğazını düğüm düğüm ediyor. Heleki boynu bükük büyüyen oglu Haldun'un annesıne dair öğrendiği hakikat... Kitabı okurken ilahı adaleti beklıyorsunuz ancak Nazan'a maalesef ugramıyor :(( Neriman el üstünde... Haldun'u alıp bağrınıza basmak istiyorsunuz. Sonu ise çok çok çok acı bitiyor. Kitap bu sene okudugum en etkileyici, en iç burkan, en dramatik, en bizden, en sahici kitaptı. O kadar akıcıydı ki elıme aldığımda bırakamıyordum. Yeşilçam filmi tadında ama Yeşilçamdan çok daha sahici.. Bu kitabın etkisinden kurtulabilecegımı sanmıyorum. Orhan Kemal, ahhh ne yaptın böyle !! __
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
10/10
·576 syf.··
2026 3. kitabı
Kitap Yorumu | Bülbül Kapanı 2 - Loresima Serinin devam kitabı olan bu ikinci kitapta Timur ve Ahu hem birbirlerinın yaralarını sarıyor hem de yeni darbelerle yuzleşıyorlar. Karakter gelişimleri çok gerçekçiydi. Özellikle Ahu'nun, Timur konuşmasa bile onu her şekilde anlayabilmesi, empati kurması beni çok etkiliyor. Özet: Ilk kitapta Ahu'ya karşı olan hislerini kendine bile itiraf etmekten çekinen, davranışlarına yansıtmaktan korkan Timur için, Kadife'nin vurulması adeta bir patlama noktası oluyor. Bu kitapta Kenan'a karşı yaptığı hamleler, ikilinin birbirine daha çok yakınlaşmasını sağlıyor. Sesli olarak dile getirmeseler bile; birbirlerine olan kıskançlıkları, merakları, korkuları... hepsi ortak. İnsanın konuştuğu her şey başına gelirmiş... Tıpkı Timur'un "memleketime dönmem" dediği halde, sevdalısı için dönmesi gibi. Kenan'ın dörtbir yandan köşeye sıkıştırılması, onu daha acımasız yapıyor; daha fazla öfkelenmesine ve saldırmasına yol açıyor. * Yorumum: Kenan'dan hâlâ nefret ediyorum. Özellikle saldırması gereken kişileri göz ardı edip, günahı olmayan insanlara — Biricik'e, Defne'ye ve diğerlerine — saldırmasını asla hazmedemiyorum. Ote yandan Timur'un kışkançlıklarına bayılıyorum! Ağız kulakta okuyorum o sahneleri. Özellikle o bar sahnesi... efsaneydi! Kıskançlıktan gözü dönünce, Ahu'nun sadece kendisine ait olduğunu kendine ikna ettirmek için kızın yanına gitti ve "Yaktığın ateşi söndür" dedi. Aşkın ilk kıvılcımları orada başladı zaten.. Çamaşır makinesinin üzerinde de devam etti. Akkadın favorim! Özellikle söylediği laflar, hakaret ettiği ama ağzına hakaret sayılmayacak sozleri... kahkaha atarak okudum resmen! Son sahneler yine... "Acaba üçüncü kitapta ne olacak?" diye bir sürü soru işaretiyle kaldı kafamda. Umarım yakın zamanda çıkar! Bu seriyi okurken en çok
Bülbül Kapanı IILoresima · Ephesus Yayınları · 20252,173 okunma
Reklam
Kitap yorumum
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 21:07
ONU HAYATINA ALMA Onu Hayatına Alma kitabının yorumuyla sizlerleyim. @lisajewelluk yine güzel bir kitapla yakın zamanda okuyucusuyla buluştu. Ben de bu kitabını harika bir ekiple okudum Ama bende Bir Anda Yok Oldu kitabındaki yaratmadı Nina karakteri beni çok deli etti Ash’in annesini korumak için verdiği mücadele takdir edilmeyi hak ediyor. Biraz ters köşe bir kitaptı. Sayfalar akıp gidiyordu. Onu Hayatına Alma kitabından bahsedecek olursam; Ash’in, 54 yaşındaki babası Paddy Swan, Londra’da bir yabancı tarafından raylara itilerek öldürülüyor. Onu iten adamın adı Joe Kriter’di. Her şey bir dakika içinde olup bitmişti. Paddy’in ailesini büyük bir yıkım etkisi yarattı. Paddy’in eşi Nina, cenaze için eve gelip giden misafirlerle uğraşırken, Nick Radcliff adıda bir adamdan baş sağlığı mektubu alıyor. Nick, Bar Amelie’nin kurucusuymuş. Nina, Paddy’nin Nick adımda bir arkadaşından bahsettiğini hiç hatırlamıyor. Ash, kasabadaki ikinci el Butiği nde çalışıyordu. Ash, Londra’da tutturamadığı için ailesinin evine geri döndüğünde kafasını toplayıp ne yapacağına karar verene kadar yazın orada kalmayı planlamıştı. Ancak her şey umduğu gibi gitmedi gitmedi. Bu arada annesi Nina da Nick ile mesajlaşmaya ve birliktelik yaşamaya başlamıştı. Ash, Nick’ten hiç hoşlanmamıştı Nick’ten hoşlanmayan Ash, tam bir yalancı olduğunu düşünüyor olabilir. Çünkü Nick, bazen Nina’nın bir anda yanında bitiveriyor bazen de bir anda ortadan kayboluyordu. Kendisini oteller de çalışmak üzere personel eğitimi veren biri olarak tanıtmıştı. Ash’in eşin şüpheleri yersiz değildi. Ve Nick’in kirli defterlerini araştırmak üzere kolları sıvamıştı. Ash’in düşündüğü Nick gerçekten büyük bir yalancı mıydı? Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapla kalın dostlar @ecesbooks_777 & @sessizokuurr
Gerilim
Onu Hayatına AlmaLisa Jewell · Olimpos Yayınları · 202616 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 46. kitabı
Kısa çerezlik bir kitaptı. Beğendim. Ada bir proje için kasabaya geliyor ve geldiği ilk gece acıktığı için bir bar bulup oraya gidiyor. Orada Wes ile karşılaşıyolar ve aralarında bir öpücük mevzusu yaşanıyor yakalandıkları için yarım kalıyor. Sonra ada utanarak kaçıyor. Ertesi gün proje için patronuyla buluştuğunda patronu kim çıkıyor dersiniz... Wes ilk gördüğü andan beri hoşlanıyor Ada'dan. Ada da fakat uzak durmak istiyor çünkü bir evlilik geçirmiş ve kimsenin onu sevmeyeceğini düşünüyor Bunun bir iş olduğunu ve birbirlerinden uzak durmaları gerektiğini söylüyor. Wes tabiki saygı duyuyor çünkü oldukça nazik ve centilmen birisi Tabi Ada içten içe kabul etmemesini bekliyordu djdndkdk kızımız da az değil yani. Sonra aralarındaki ilişki zamanla gelişiyor. İkisi de birbirinden uzak duramıyor. Ada'nın korkuları devam ediyor tabi ama Wes onu hep rahatlatıyor ve mutlu sona ulaşıyoruz.
Güven ÇizgisiLyla Sage · Ren Kitap · 202610 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
2026 91. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 11:10
Cemil Meriç Mağaradakiler kitabıyla entellektüel nedir sorusunun ve sorununun ne olduğunu anlatıyor. Günümüzde özellikle cahil ve yarı cahil kesimin hakaret gibi kullanmaya çalıştığı entellektüelin ne olduğunu, aydının aslında ne yaptığını sıralıyor. Sadece bizde değil batıda ve Rusya da durum nedir ne değildir onu da anlatıyor. Sonrasında sosyalizm, anarşizm ve liberalizm ile de haşır neşir oluyoruz. Marksın gökten düşmüş gibi gelen fikirlerinin insan için olduğunu, insanların düşünceler için olmadığını ve coğrafyanın önemini anlıyoruz. Bir din gibi görülen ve itaat edilen Marksizmin aslında bu biçim ve biçimlerde anlaşılmasının ne kadar yanlış olduğunu öğreniyoruz. Daha sonra yazarlara bir göz atıyoruz. Dostoyevski ile delileri arasında bir bağ bar mı yok mu? Bu vatanperverliği yavan durmuş mu durmamış mı öğreniyoruz. Rus intelijansiyası bize ne katmış ya da katamamış onu görüyoruz. Esasına baktığımızda hemen hemen her sayfada bir şeyler görüyoruz ve o zamanlardan bu zamanlara tutulmuş bir deniz feneri tarafından aydınlatılıyoruz. Öyle bir deniz feneri ki bu deniz feneri, bizlere çok eskilerden anlatıyor, şimdi zamanları ve yaşadığı zamanları. O kadar net bir şekilde çiziyor ki cehaletin çizgilerini, hala görebiiyoruz bunları. hem de oldukça net bir biçimde herhangi bir bulanıklık olmadan. Ülkemizin durumlarından biri sadece. Ama en önemlisi belki de ülkemizin sorunları arasında. Çünkü bu sorunları çözdüğümüz zaman iyi bir ülke, yaşanacak bir ülke haline gelebileceğiz.
Toplum Sosyolojisi
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,674 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Mö.587 Babilliler tarafından tapınak yerle bir edildi ve Yahudiler 50 yıl sürgün yediler. Pers kralı keyhüsrev Babil devletini yıkınca Yahudilere geri dönme izni verdi ve tapınağı yapmalarında yardım etti. Bölge büyük İskender ile Makedonya hakimiyetine sonra mısır ile Helen krallığı seleukasların eline geçti. IV.Antiochus Epifanus mabede yunan ilahlarını koyarak tapmaya zorladı Makkabi isyanı çıktı Haşmonaim sülalesi egemen oldu. Roma hakim olunca Yahudi kralı Herod mabedi genişletti fakat Roma Ordusu Titus tarafından tapınak yıkıldı. asıl felaket roma imp. Hadrianus zamanında yaşandı Bar Kohba’nın çıkardığı isyana kızan Hadrianus tarafından izi kalmayacak şekilde yok edildi ve Judea olan bölgenin ismi Palestin (Filistin ) konuldu. Kudüs’teki bilinen ilk Türk 766-809 yılları arasında halifelik yapan Harun Reşit’in hanımı Sogdlu Türk Maride İlk Türk yönetici 838-841 Abbasi orduları komutanlığını yapan Fergana Türk hükümdarları soyundan Hayder Bin Kavus 878 Tolunoğullarına bağlandığında valiler Türk’tü 1095 Clermont konsili papa urbanus Bizans imp Alexios elçileri ile bir araya gelir ve İstanbul’da haçlı ordusu toplanır 15 ağustos 1096 Meryem’in göğe yükseldiği tarihte İstanbul’dan hareket ederler. Bu arada önemli nokta iki kilise birbirini aforoz etmesine rağmen ortak karar almıştır. Theodor herzl II Abdülhamid’den Kudüs’ü Yahudilere toprak satılmasını istemiş Abdülhamid bunu engellemiştir. Zaten tahttan indirilmesinde sebataycılar ve yahudilerin payı büyüktür. 1189 III. Haçlı seferi ve yenilen İngiltere kralı aslan yürekli Richard gelişini kasteden İngiliz işgal orduları komutanı Edmund Allenby 11 aralık 1917 yılında Selâhaddin Eyyubi’nin mezarını tekmeleyerek kalk Selâhaddin yine biz geldik ( Haçlı Zihniyeti ) demiştir. Bu kin ve bitmeyen nefret hala devam
Kudüs'ün Gizemli TarihiPelin Çift · Destek Yayınları · 20161,425 okunma
Reklam
Reklam