Baran Sarkisyan

Baran Sarkisyan
@baransarkisyan
“Sadece iliklerimi sarsanın açıklığına inanıyorum, aklıma konuşanın değil...” Ben, Antonin Artaud
Kitap alıntılarının, yorumlarının, analizlerinin paylaşılıp bir yerde toplanması, buluşması için kurulan bu sanal ağ zamanla daha fazla kar, diğer sanal platformlarla rekabet gereği ergen zırvalarının, ilgi manyaklığının, görsellerin de paylaşılabileceği bir alan açıldı ve bu virüs gibi yayıldı. Kitaplarla illgili paylaşımları görmek için açtığımız bu platformda kitaplardan çok bu zırvalarla karşılaşıyoruz. Halbuki kitapların temel işlevlerinden biri de kapı gıcırtısına, polis sirenine benzer bu zırvaların sesini bastırmak yahut en azından duymamak, görmemek içindi.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İstenci özgürleştirmek: budur iradenin ve özgürlüğün esas öğretisi! Artık istememek, artık değerlendirmemek, artık yaratmamak! Ah, ırak olsun benden bu büyük yorgunluk! Nietzsche, Zarathustra (2. Theil, Auf den glückseligen Inseln)
Felsefe-Düşünce
Gönderi kullanım dışı
“Entel Dantel İşlere” Karşı Sosyal Medya Bilgeliği
Sosyal medyayla birlikte kitap okumak popülerleşmedi, kitaplardan alıntı yapmak ve bu alıntılarla bir imaj edinmek popülerleşti. Çok da basittir. Ruh haline veya gündeme göre daha önce sosyal medyada alıntılarını okumuş olduğun bir yazar seçiyorsun. Google’a, mesela -bunalımdaysan, “Kafka güzel sözler” ya da biraz atarlı isen “Can Yücel güzel sözler” yazıyorsun, karşına çıkan o yazara ait olan/olmayan bir çok alıntıdan “lafı gediğine oturtan” en uygununu seçiyor, kopyalıyor ve zaman tüneline yapıştırıp paylaşıyorsun. (Eğer yazarlar derdine derman olamıyorsa Google’a “güncel komik karikatürler” de yazabilirsin.) Tabii alıntıladığın o cümleleri hangi bağlamda, niçin, ne zaman söylemiş, belirsiz, zira imaj için bunun da bir önemi yok. Altında da koskoca yazarların isimleri yazıyor, sorgulamak kimin haddine(!) Eğer bir de alkış alıyorsan artık onu kimse tutamaz, maya tutmuştur, başka bir ifadeyle imaj olumlanmıştır. Basit bir temsil girişimi.. Ancak temsillerle varoluşunu sağlayan siniklik. Böylelikle kitap okuma “zahmetinden” de kurtuluyorsun. Bir kitabı niçin, nasıl okuduğumuz, o kitaptan neler elde ettiğimiz, hangi fikirleri, duyguları birbiriyle çatıştırdığımız, o çatışmadaki kıvılcımlardan nasıl ateşler elde ettiğimiz, o ateşi nasıl kullandığımız, hangi suyla hangi ateşle hangi demirlerle karşılaşmalara götürdüğümüz “entel dantel işler” olarak kodlanan gereksiz bir mesele oluyor. “Alan razı satan razı” ise pek söze gerek yok, fakat beni ayartan etkin ve tepkisel varoluşlar teması olduğundan, bu temsile dayalı, zahmetsiz, yüzeysel eyleyişler etkin bir varoluşa gerekli yakıtı sağlamıyorlar, zira alıntılar dışındaki paylaşımlar gözlemlendiğinde hayran gönüllükle ya ağlak ya da taşkın tepkisellikler içeriyor, şunu yüceltelim, şunu aşağılayalım gibi.
Edebiyat
"Bedenleri dinliyorum: Osuruyorlar, geğiriyorlar, kusuyorlar, tükürüp, sıçıp kanıyorlar… Aksak, sakat, yarım, çolak, protez… Bir şeyci olarak beden-sahibinden dolayı. Sahibinden satılık beden. Kiralık. Beden salt köle oysa. Esir beden ilkele gittiğinde aşar ritüeli. Geçmişi çok daha ileridir şimdisinden bedenin. Glikoz beden. Salgı. Enzim. İktidar isteyen histerik beden. Tüm halklar eşcinsel. İktidar isteyen halk bedendir. Hiçlik ve zavallılıkla ve yoksunlukla oluşan kapitalin bedeni. Devletlerce yaratılır beden, onunca düzülür. Devletler “tersine homo-seksüel”