Peki ya Kostas EAYFADDEME yi programlayıp seni sanal dünyana, sen farkına varmadan gönderseydi? Ya EAYFADDEMEnin sahibi şirket bunu gezegendeki her insan için sessizce organize etseydi? Mutluluk, tatmin, neşe bakımlarından yaşadığımız kayda değer iyileşme haricinde hiçbirimiz hiçbir şeyin farkında olmazdik. Bunu cennet olarak mı nitelerdin, yoksa The Matrix'te Neo ve yoldaşlarının kurtulmaya çalıştığı, özü itibarryla bir cehennem mi? Eğer bu görüntü senin de benim gibi içini tiksintiyle ürpertiyorsa anlaştık demektir: İsteklerin gerçekleşmesi çok önemli olsa da, her şey değildir.
Öyleyse bir an durup EAYFADDEME'nin bizim için yaratmaya çalıiştığı dünyanın nesinin yanlış olduğunu soralım. Başka bir ifadeyle, isteklerimizin gerçekleşmesi ile gerçek mutluluk arasındaki fark nedir? Doğru, arzularımız gerçekleşince mutluluk duyarız, en azından bir süreliğine. Bu da iyi bir şeydir. Ancak, Ingiliz felsefeci ve iktisatçı John Stuart Mill'in 1863 yilında yaptığı uyarrya kulak verirsek: "Tok bir domuz olmaktansa aç insan olmak, keyfi yerinde bir budala olmaktansa huzursuz Sokrates olmak yeğdir. Budala ya da domuz farklı görüşteyse, bu sadece hikâyenin kendi taraflarinı bildikleri içindir." Başka bir deyişle cehalet mutluluk olabilir ama gerçek mutluluk daha çok bunun karşıtını gerektirir.