Hiç bir toplum bilimci yetiştirme garantisine sahip değildir. Tek yapabileceği şey en iyi ortamı hazırlayarak bunun içinde bilimcilerin yetişmesini ümit etmektir.
“Kliseyi papaz ve üstatlarına bırak; kendi işine, devlete ve orduya bak. Eğer bunu yapmayı reddedersen,(…)bil ki aklımızı çelmek için cennetten gönderilen bir meleği bike bizler dinlemedik. Seni hiç mi hiç dinlemeyiz!” Demokratik yöntemlerle yönetilen bir ülkede işlerin bu tür restleşmelere varmayacağı, aklın sabit fikirlere galebe çalacağı ümidini korumaya devam ediyorum.