Yüce , romantik aşka hala yer var mı , yoksa aşk ve arzudan ziyade çabuk , geçici cinsel tatmin bulmakla ilgilenen narsisist bir kültür haline mi geldik ?
Aşk konusunda seçim yapmak günümüzde bilhassa zorunlu , zira ideal eşin peşinden koşup duruyoruz . Aşk arayışı telefon servis sağlayacısı arayışıyla aynı yolu izliyor bazen : sürekli değişiklik ve peki sıra , seçiminizi yaptığınızda daha iyi bir anlaşmayı kaçırmış olabileceğiniz hissi .
Kişisel gelişim piyasası , birini kendinize nasıl aşık edeceğinize , birinin sizi terk etmesini nasıl önleyeceğinize ve birini size istediğini vermesi için nasıl manipüle edeceğinize dair kitaplarla dolup taşıyor . Seçim yapmak sadece tavsiye arayan kişi için geçerliymiş ve asıl hedef müstakbel partnerin seçim şansını ortadan kaldırmakmış gibi görünüyor bazen .
Seçim ideolojisi bize duygularımızı kontrol edebileceğimizi ve daima rasyonel seçimler yapabileceğimizi öğrettiği için , gönül ilişkilerimizi de olası en fazla mutluluğu doğuracak şekilde yönlendirebilmemiz gerekiyor . Oysa ki kültürümüz , romantik aşk fikrine tam da rasyonel bir mesele olmadığı için değer veriyor . Trajik aşk hikayelerinde birbirlerini sevmeden edemeyen , tutkularını denetlemeyen iki insanın çektiği acılardan bahsedilir hep .