Başak.

Başak.
@basak_98
12 Kasım 1998
1 okur puanı
Haziran 2025 tarihinde katıldı
Bu alıntıyı güncelleme gereği hissettim. Sebebi, şu sıralar çokça karşılaştığım Nihal Atsız. Şu iki şerhi koyarak başlayayım ki haksızlık olmasın. Evet, Ruh Adam hatırı sayılır nitelikte iyi bir eser. Evet, iki kitabını okudum bir tanesini de okurken yarım bıraktım, içim daraldı. Can yayınlarının kurucusu Erdal Öz’ün deyimiyle “ Hıyarın acı olduğunu anlamak için tamamını yemeye gerek yok. “ Siyasi görüşleri beni şaşırtan birçok sanatçıya denk geldim. Dostoyevski, Dali, Knut Hamsun bunlardan en bilinenleri. Atsız’ın en temelde ayrıldığı nokta ise aktif siyasetin içinde olması sebebiyle birçok insanın kanı ellerinde. Trakya Olayları’nda ve Sabahattin Ali’nin ülkeyi terk ederken bir faşist tarafından katledilmesinde bizzat parmağı olduğu aşikâr. Başta, Köy Enstitüleri’nin kurucusu Hasan Ali Yücel olmak üzere Cumhuriyet Dönemi'nin ilerici aydınları hakkındaki görüşleri apayrı bir konu. (Birçoğumuzun okuma yazma öğrenmesine vesile olan “Cin Ali” serisinin yazarı öğretmen Rasim Kaygusuz, Köy Enstitülerinde yetişmiş çok değerli bir insandır. Memlekette, gazetelerin dahi gitmediği en ücra köşelerde bile Cin Ali okutulurken kitaplarında hiçbir şekilde ideolojiye yer vermemiştir.) Yazdıklarının ve yaptıklarının insani değerleri hiçe saydığı kuşkusuz ortada. Neyse ki, ırkçı olduğunu kendisi de reddetmiyor. Oğlunun anlattıklarını ve birkaç cümlesini bırakacağım buraya; “ Nihal Atsız dehşetli bir kafatasçıydı. Yakın çevresi, konu-komşu bir yana, hemen hiç tanımadığı insanların bile kafataslarını ölçer, kılı kırk yararak hesabını yapar ve o şahıslara mesela yüzde 37 onda dokuz mu yoksa ne bileyim yüzde 69 virgül dört oranında mı ‘Türk’ olup olmadıklarını tebliğ eder, oranı düşük çıkanlar için de dudaklarında daima birkaç ‘teselli-bahş’ kelime bulunurdu. Farz-ı muhal ‘Fakat
İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Hukuk
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·164 syf.··
2018 13. kitabı
Hayır yapmayacağım. Kürk Mantolu Madonna’nın ne kadar sarsıcı ve bir avuç hüznü alıp masanıza bırakan bir roman olduğundan bahsedebilirim. Ama yapmayacağım. Bunu uzun uzun anlatmayacağım. Sadece neden bu kadar ilgi gördüğüne dair söylenebilecek olan; Maria ve Raif arasındaki ilişki formu, okurların geleneksel anlamda aşina olduğu aşk hikayelerinin modern uzantısı olarak yorumlanabileceği için, farkında olmadan bir yönelim sağlıyor. Sevginin kutsanma şekli bugünlerde “tuhaf” olmakla birlikte, romanın, sevme biçimlerine dair sundukları ve yazıldığı dönemin anlatım biçimlerine nazaran cinsellik içermeyen bir yanının olması hem muhafazakar hem de sol görüşten insanların ilgisini çekti. Bu yanıyla bir aşk hikayesinin, “insani” olanın toplumu bir araya getirebildiği gerçeği de ortaya çıkıyor. Sabahattin Ali ile ilgili bu yazıyı kaleme alırken önceliğim daha önce yapılan incelemelere bakmak oldu. Son zamanlarda popüler hale gelen Kürk Mantolu Madonna’yı seçmemin sebebi ise çok fazla “tüketilmesi” nitelikli okuma sorununu ortaya çıkarsa da bunu baskılara ve iftiralara dayanamayıp, ülkeden kaçmaya çalışırken öldürülmesi-katledilmesinden ötürü ona olan “özür borcu” olarak değerlendirmek mümkün. Bununla birlikte kodları belirli ve okudukça içindeki yeni katmanları dahil olmak üzere belirli bir temel üzerine kurulu olan metinler, edebiyatın yaşayan bir organizma olduğunu yeniden gösteriyor. Yazarı ele alırken öykülerine ve Kuyucaklı Yusuf’a değinmeden olmaz. Öyküde yakaladığı yolun tarihsel olarak arka arkaya sıralanması halinde edebiyattaki çizgisini nasıl şekillendirdiğini görmek mümkün. Öykünün biçim olarak anlatabileceklerini öykü içerisindeki açtığı alanlarla ve yine katmanlar arasındaki geçişle yakalamak mümkün. Bu yönden, ilerleyen zamanlarda, başka yazarlar bu
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma