Myriel, gerçek olamayacak kadar olgun ve yüce gönüllü. Ayrım yapmıyor. Kin tutmuyor. Kıskançlık nedir bilmiyor.
Aslında Victor Hugo , bu karakter üzerinden uzun bir Fransa eleştirisi sunmuş. Yazarın hayalini kurduğu toplumun Myriel gibi bireylerden oluştuğunu düşünebiliriz. Bu ideal tipin taşrada, sakin ve kalabalığa uzak bir ortamda yaşaması da tesadüf değil bence. Örneğin, Fransa İtalya piskoposları toplantısı için gittiği Paris’ten oldukça erken döner. Bunun nedenini ise şöyle anlatır: “Onların canını sıkıyordum. Açık duran bir kapı gibi onlara dışarının havasını getiriyordum” (sf. 55).
Yalnızlığının nedeninin açıklandığı bir pasaj da şu şekilde: “Aşırı fedakar bir ermişin yanında bulunmak tehlikeliydi; telafisi imkansız bir yoksulluk size de bulaşabilirdi, yükselmeye yarayan ilişkiler ağını sarsabilir, dolayısıyla sizi istemediğiniz bir inzivaya yönetebilirdi, bu yüzden herkes bu ahmakça erdemden uzak duruyordu” (sf.61).
Kaynak: Victor Hugo , Sefiller (2 Cilt Takım) , İş Bankası Yayınları (2018)
Ölülerinize karşı nasıl bir tavır sergilediğinize dikkat etmelisiniz. Çürüyeni düşünmeyin. Bakışlarınızı sabitlediğinizde sevgili ölünüzün canlı ışığını göğün derinliklerinde göreceksiniz